Çocuklarda Duyu Bütünleme Neden Önemlidir? – Uzm.Fzt.Ebru Albayrak Sidar

Çocuklarımızın günlük hayatında ortaya çıkardığı akademik-davranışsal-iletişimsel ya da fiziksel tüm beceriler ilk önce duyusal sistem aracılığı ile beyinde işlemlenir.  İşlemlendikten hemen sonra, beyin bizim dışarıdan gözlemlediğimiz şekilde bir davranış açığa çıkartılmasını sağlar. Bu davranışa ‘Duyusal- Adaptif Cevap’ denir.  Duyusal-Adaptif Cevap duruma göre; konuşmak, gülümsemek gibi iletişimsel, vurmak-sessizce oturmak gibi davranışsal, koşmak, merdiven çıkmak gibi fiziksel ya da sorulan soruya doğru cevabı vermek gibi akademik  alanlarda beceriler şeklide gözlemlenen davranışlardır.

Çevremizden aldığımız herhangi bir uyarana normal bir davranışı- ‘Duyusal-Adaptif Cevabı’ açığa çıkartabilmek için beyinde bir süreç meydana gelmektedir.

Bu sürece ‘Duyu Bütünleme Süreci’ denir.

Örneğin bir anne çocuğuna ‘Çorabını giy’ dediğinde:

‘Çorabını giy’ cümlesi çocuk için bir uyarandır. Normal bir durumda bu uyaranı alan çocuğun beyninde uyarana uygun ‘Adaptif Cevabı’ açığa çıkartabilmesi için bir çok farklı mekanizmaların çalışması gerekir.

Örneğin: Çocuk annesinin söylediği şeyi duymalıdır. Ne demek istediğini anlamalıdır. Ne yapması gerektiğini planlamalıdır. Oda içerisinde çorabını görmelidir. Doğru fiziksel kontrolle çoraba doğru uzanmalıdır. Parmaklarını doğru bir şekilde kullanmalı, bacağını doğru pozisyonlamalıdır vs…)

Duyu bütünleme süreci 5 aşamalıdır.

1. Duyusal Kayıt

2. Konumlama ve dikkat

3. Yorum

4. Cevabın organizasyonu

5. Cevabın uygulanması

 Bu aşamaların her birinde ayrıca birçok farklı duyusal uyaran doğru bir şekilde algılanmalı ve hissedilmelidir.

7 temel Duyusunda herhangi bir sorun olan çocuklar ise Duyu Bütünleme Süreçlerinin herhangi bir aşamasında çeşitli sorunlar yaşamaktadırlar. Bu nedenle sistemin hangi bölgesinde sorun olduğu gerçeği göz önüne alınarak farklı becerilerde farklı sorunlar yaşayabilirler. Örneğin; doğru konuşamaz, doğru yürüyemez, doğru davranmaz, dikkatini toplayamaz, hareketini ayarlamaz, iletişime geçmez, oyun kuramaz, arkadaşları ile oynamaz, sınavlardan yeterli puanı alamaz, göz teması kurmaz ya da duygularını kontrol edemezler.

Bütün bu problemler birçok zaman yanlış veya eksik yöntemlerle ortadan kaldırılmaya çalışılır ya da çocuk bu davranışı yapmaması gerektiğinin bilinciyle, psikolojik anlamda strese maruz kalır.

Oysa sinir sistemi gelişimini bir ev inşa etmek olarak düşünürsek duyusal sistem evin temelini oluşturmaktadır. Temeli sağlam olarak oturmamış olan bir evin üst katlarını ve çatısını ne kadar uğraşırsanız uğraşın doğru ve eksiksiz bir şekilde yerine yerleştiremezsiniz.

Sinir sistemi gelişiminin temelinde duyusal sistemin varolduğu yapılan birçok araştırma ile ortaya çıkartılmış, gelişimsel basamaklar, aşağıdaki resimdekine benzer bir şekilde sıralanmıştır:

db

Günümüzde beyin gelişimi ‘Beyin Plastisitesi’ adı ile anılmakta ve beynin yeni bir beceri öğretilirken zaman içerisinde değiştiği ve geliştiği belirtilmektedir. Duyu Bütünleme Terapisinde’de beyin gelişimi beynin en temelinden başlayarak sağlanmakta ve bu sayede sürecin daha hızlı olması ve etkisinin kalıcı olması sağlanmaktadır.

‘Beyin Plastisitesi’ni  bir insanın hayatında gözlemlemek gerekirse:

Bu süreci anlamlandırabilmek için öncelikle ‘7 Duyu’ yu biliyor olmamız gerekmektedir. Çevreden gelen uyaranları algılamamızı ve bu uyaranlara doğru bir cevap vermemizi sağlayan 7 adet duyumuz vardır. Bunlar kısaca;

Vestibuler Duyu (Hareket ve Denge):  İç kulakta yer alır. Yer çekimiyle bağlantılı olarak, vücudumuzun alan içerisinde nerede olduğunu, hızını, yönünü ve hareketini algılamamızı sağlar, bize bununla ilgili bilgi verir. Bu sistem vücudumuzu dengede tutmak ve vücudumuzun postürünü korumak için temeldir.

Proprioseptif Duyu (Vücut farkındalığı): Kaslarda ve eklemlerde yer alır ve vücudumuzun nerede olduğunu söyler. Bununla birlikte vücut parçalarının nerede olduğu ve nasıl hareket ettiklerine ilişkin bilgi verir.

Tat Duyusu: Dildeki kimyasal alıcılar tarafından işlenir. Tatlı, ekşi, acı ve tuzlu gibi farklı tatları algılamamız sağlar.

Koku Duyusu: Burundaki kimyasal alıcıların işlemesiyle yakın çevremizdeki kokular hakkında bilgi verir.

Taktil Duyu (Dokunma): Deride bulunur, vücudun en büyük organıdır. Dokunma, basınç ve ağrı seviyesiyle ilişkilidir ve bu suretle ısıyı (sıcak ve soğuğu) ayırt etmemize yardımcı olur. Dokunma sosyal gelişimin önemli bir parçasıdır. İçinde olduğumuz çevreyi ölçüp değerlendirmemize yardımcı olur ve buna uygun tepkiler geliştirmemizi sağlar.

Görme Duyusu: Gözün retina kısmında yer alır ve ışık ile aktif hale gelir. Görme duyumuz nesneleri, insanları, renkleri, zıtlıkları ve uzamsal sınırları tanımamıza yardımcı olur.

İşitme Duyusu: Havadaki ses dalgalarının, dış kulak yolu ile toplanarak, iç kulaktaki reseptörleri uyarması sonucu çevremizdeki sesleri algılar ve beyin sapında anlamlandırılır.

Şeklinde sınıflandırılır. Bir insanda bu duyuların gelişimi şu şekilde meydana gelmektedir;

Annesinin karnındaki bebek öncelikle annesinin hareketleriyle birlikte hareket ederken iç kulağındaki denge kristalleri de bu salınıma eşlik eder ve vestibuler (hareket) sistemi stimule olur. Elleri ya da vücudu çeşitli yerlere değerken derisinden gelen stimulasyonlar sayesinde taktil (dokunma) duyusu gelişir ve annesiyle ilk iletişimi kurmaya başlar. İşitsel sistemini çevreden gelen sesleri duyarak geliştirmeye veya benzer şekilde parmağını emerek oral-motor ve tat alma sistemi gelişirken, proprioseptif ve görsel duyularını da kullanır.

Bu kez bebek için çok daha heyecan verici ve karmaşık bir öğrenme süreci başlamıştır. Uyaranların hepsinin dozu giderek artmaktadır ve değişen bu yeni duruma vücudunun adapte olması gerekmektedir. Sinir sistemi bu dönemde nörolojik düzeyde hızla gelişir. Göz teması, mutluluğu ifade etme, sesin yönüne bakma, yakınlarını tanıma ve tepki verme, seslere ses çıkararak karşılık verme gibi sosyal alanlarda ve nesne takip etme ve düştüğü yere bakma, oyuncak tutup sallama, başını tutma alanlarında öğrenme süreci hızla devam eder.

Yaklaşık 6 ay süren bu aşamayı artık daha gelişmiş motor aktiviteler (dönme, oturma, sürünme gibi motor planlama ve vücudun 2 tarafının kullanımı aktiviteleri) ya da sosyal ve psikolojik farkındalıklar takip eder. Bu süreç sinir siteminde sırasıyla; taklit becerileri, hafıza kullanımı, duruma göre kendini ayarlayabilme ve özkontrol, yabancılara tepki, damak tadı, kıyaslama, şakaları anlayarak şaka yapma, fikir üretme, özgüven, 3 boyutlu görsel farkındalık, saklandığını gördüğü bir objeyi bulma, basit direktifleri anlama ve yapma, el çırpıp nesneleri orta hatta birbirine çarpma, insanların ruh halini anlama ve ona göre davranma, emekleme ve yürüme gibi alanlarda farklılıkların ve gelişimlerin kendini net olarak gösterdiği süreçtir.

Yaklaşık 2,5 yaşına kadar devam eden bu süreci çocuğun dili anlamaya ve kullanmaya başladığı dönem takip eder ve iletişimde en önemli süreçlerden biridir. Dil gelişimiyle birlikte dikkatin, bilateral merdiven inip çıkmanın, ve el-göz koordinasyonunun da gelişimi 3. aşamada meydana gelir. 3 tekerlekli bisikleti kullanma, yürürken engelleri adım atarak geçme, çömelip kalkabilir ya da geri geri yürüme, yine 3. aşamanın gelişim basamaklarıdır.

Çocuğun akademik gelişimin başladığı son aşama ise 4 yaşından sonraki dönemdir. Bu aşamada çocuk günlük yaşam aktivitelerinde daha kontrol sahibidir. Gününü planlayarak uygulamaya geçirebilir veya davranışlarını rahatlıkla kontrol eder.

Bütün bu bahsettiğimiz gelişim basamakları doğru çalışan bir duyusal bütünleme süreci işlediği zaman meydana gelir. Normal duyusal sürecin bu aşamalarından herhangi birinde sorun yaşayan çocuklar, duyu bütünleme terapisine ihtiyaç duyarlar. Çünkü öğrenmenin temelinde duyusal gelişim yer almaktadır.

Ebru Albayrak Sidar

Physical Therapist

The University of Southern California-WPS Sensory İntegration Certified (USC/WPS)

SIPT Certified

Reklamlar

One Response to Çocuklarda Duyu Bütünleme Neden Önemlidir? – Uzm.Fzt.Ebru Albayrak Sidar

  1. filiz biber dedi ki:

    Yaziniz cok aydilatici devamini yazarsaniz sevinirim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s