2012 in review

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları bu blog için bir 2012 yıllık raporu hazırladılar.

İşte bir alıntı:

2012 Cannes Film Festivaline 4.329 film gönderildi. Bu blog, 2012 içinde yaklaşık 13.000 kez görüntülenmiş. Eğer her görüntülenen bir film olsaydı, bu blog 3 Film Festivaline ev sahipliği yapardı

Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Uncategorized içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yeni Yıl Bize Tüm Güzelliklerinle Gel!

1396134_94718955Bugün 31 Aralık 2012, yarın yepyeni bir yıla başlıyoruz. 2012’yi hüzünleri, sevinçleri ile geri de bırakıyoruz. Hepimiz bekliyoruz acaba bu yıl bize neler getirecek, neler öğretecek diye…Bende düşünüyorum, acaba neler yazacağım diye 🙂

Hüzünler olmadan, mutlulukların kıymetini bilmek çok zor; zor günler geçirmeden aydınlığa ulaşmak çok zor, 2012 de yaşadığınız sıkıntılar dilerim size mutluluk olarak geri döner.

Dilerim, bu yıl hepimiz için daha sağlıklı, daha başarılı, daha az hüzünlü, daha bol mutluluk dolu günleri olan bir yıl olur.  Neşeli, eğlenceli, güzel haberli bir yıl geçiririz.

Hepinizin yeni yılını kutlar, sevgiler dilerim.

Yiyorum Büyüyorum Sayfası için yazdığım Yeni Yıl yazımı okumak isterseniz buraya tıklaya bilirsiniz.

Sevgilerimle

Gaye KIZILCI

Uncategorized içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 4 Yorum

Erken Teşhis ve Erken Müdahalenin Önemi

Sizlere sürekli, çocuklarımızda ki sorunları erken fark etmenin öneminden bahsediyorum. Bu gerçekten çok çok önemli, çünkü erken fark ettiğimiz problemlere çözüm bulmamız ve ya ileride problem yaratmamasını ya da bu problemi minimuma indirmeyi sağlamamız mümkün.

Hepimizin bildiğin gibi 0-7 yaş çocuklarımızın gelişiminde çok önemli bir dönem, bu dönemde erken fark ettiğimiz her sorunun çözümü de buna göre çok daha kolay oluyor.

Çocuklarımızda fark ettiğimiz sıkıntılar konusunda fazla zaman kaybetmeden, doğru uzmanlara ulaşırken çocuğumuz için yapabileceğimiz en büyük iyiliği yapmış oluyoruz.

Bir çoğumuz çocuklarımızı düzenli çocuk doktoru kontrollüne götürmemize rağmen çoğunlukla ilgi odağımız kaç kilo almış, boyu ne kadar uzamış olur. Bunlar tabii ki çocuğun gelişimini takip açısından önemlidir ama  yeterli değildir. Çoğu zaman hiç farkında olmasanızda çocuğunuzda gelişimini etkileyece işitme kaybı, görme kaybı gibi problemler olabilir. Hiç birimiz böyle birşeyin olma ihtimalini bile düşünmek istemeyiz ama ya böyle bir sorun varsa? O zaman bunun için çocuklarımızı erken müdahale ve teşhis için, hiç bir problem olmadığını düşünüyorsanız bile 1 yaşında muhakkak bir uzman göz doktoruna kontrol amaçlı götürmeliyiz. Özellikle yüksek risk grubundaki bebeklerin bu konuda uzman göz hekimi tarafından işlevsel görme muayeneleri yapılmalıdır.Erken müdahale nedir?’in cevabını burada bulabilirsiniz.

Herhangi bir sebepden dolayı var olan işitme kaybı çocuğunuzun dil gelişimini olumsuz yönde etkileyecek, buna bağlı olarak da sosyal gelişimi zarar görecektir. Gittikçe uyumsuz, hırçın bir çocuk haline dönüşecektir. O yüzden çocuğumuzun bir KBB uzmanı tarafından kontrolü ve işitme testi de muhakkak yaptırılmalıdır.

Bizim hikayemiz de anlatmıştım, ne eşim, ne de ben hiç gözlük kullanmadık, şimdiye kadar da var olan bir görme problemimiz olmadı. Ege’de bebekliğinden beri bir görme sorunu olduğuna dair herhangi bir ipucu dahi vermedi bize, her şey çok normal ve olağandı, ufacık parçaları bile bulurdu yerden, sadece aralarda çok hafif belli belirsiz tek gözde kayma olduğunu düşünüyorduk ama bizden başka kimsenin fark edemeyeceği kadar belli belirsiz bir kayma idi. Doktora gidene kadar Ege’nin bir göz problemi olmadığına adım gibi emindim. Ege’yi 2 buçuk yaş civarında bahsettiğim kayma sebebi ile ve hep okuduğum çocuklarda yapılması gereken kontrol muayenesi için götürmüştük göz doktoruna. Orada Ege’nin gözlerinde 4 numara astigmat görme bozukluğu olduğunu ve gözlük kullanması gerektiğini duyduğumda şok olmuştum. Yanda ki fotoğraf Ekim 2010 yılında çekilmiş, Ege IMG_5194_kMayıs 2010’dan beri gözlük kullanıyor. Bu fotoğraftaki ilk gözlüğümüz, fark ettiğiniz gibi burun kısmı silikonlu, kulan arkaları da kulağının arkasına kadar kavrıyor ve gözlüğün kaymasını engelliyordu. Sonra büyüdüğü için daha farklı gözlüklere geçtik fakat ilk gözlük hariç kullandığımız neredeyse tüm gözlüklerde ki en ciddi sorun, burnu ve burun kemiği küçük olduğundan ve gözlükler çok kısa zamanda deforme olduğundan gözlükler aşağı doğru kayıyor ve ne yazık ki gözlüğün üzerinden bakıyor.

Hiç birimiz çocuklarımızda en ufacık bir problem olması fikrine tahammül edemeyiz, hatta bunun olma ihtimalini bile kabullenmek istemeyiz. Ama bu düşünce tarzı bazen çocuklarımıza zarar verir. Oysa düşünce tarzımızı, çocuğumuz konusunda olabilecek her şey karşısında hazırlıklı olmak üzerine kurarsak, bu çocuğumuz hakkında yapacağımız değerlendirmeleri daha doğru yapmamızı ve buna yönelik alınması gereken uzman yardımını doğru zamanda almamızı sağlar. Bu da bizim en büyük annelik görevimizdir.

İngilizce çevirisi yazarın onayı ile terapistimiz Aymen bey tarafından yapılmış, yazıların orjinalini ise buradan bulabileceğiniz bazı dokümanları paylaşmak istiyorum.

Bu dokümanlar SPD yanı Duyu Bütünleme Bozukluğunun neye benzediğini biraz anlamanıza ve çocuğunuzu değerlendirmenize yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.

Aşağıda ki dokümanlar, çocuklarınızın yaşına göre ergoterapi (iş-uğraş terapisti-occupational therapist) hizmetine ihtiyacı olup olmadığını değerlendirebilmeniz için bir ön bilgi olarak kullanılabilir.

Çocuklarımızın ömür boyu sağlıklı olmasını dileyerek, ama olabilecek ya da var olan sorunları da en kısa zaman da tespit etme şansına sahip olarak, güzel günler geçirmenizi dilerim.

Dokümanlar için üzerine tıklamanız yeterli olacaktır.

Bebeklerde ErgoTerapi İhtiyacını Nasıl Anlarım

Okul Öncesi Çocuklarda ErgoTerapi İhtiyacını Nasıl Anlarım

Okul Cagı Çocuklarda ErgoTearpi İhtiyacını Nasıl Anlarım

Duyu Bütünleme Bozukluğu (SPD), Duyu Bütünleme Bozukluğu Kontrol Listesi, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnce motor becerileri ve el-parmak kaslarını güçlendirmek

Bir çoğumuz çocuğumuzun yazı yazma becerisi için gerekli olanın bol bol kağıt kalem işleriyle uğraşarak, resimler boyamalar yapması gerektiğini düşünürüz. Oysa bu biraz yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü kağıt kalem işlerinden önce ellerin ve parmakların yeterli kuvveti ve gelişimi tamamlaması gerekir. Henüz bu gelişimini tamamlamayan çocuğa kalem kağıt işleri yaptırmaya kalktığımızda da, hem yorulacağı, hem de çok başarılı olamayacağı için bu işten uzaklaşma, isteksizlik baş gösterir.

Bu demek değil ki, boyama yaptırmayın, çizgi çalışmayın…Sadece demek istediğim, eğer çocuk bu aktivitelere henüz hazır değilse, bunu yapması konusunda baskıcı olmayınız. Onun yerine, el ve parmaklarını güçlendirecek aktivitelere yönelmeniz, daha sonrasında kağıt kalem çalışmalarına geçişinizi hem hızlandıracak, hem kolaylaştıracaktır.

O yüzden ilk önce çocuğun yeterli el becerisini edinmesini sağlayacağı, ince motor aktivitelerini bol bol yapmalıyız. Parmakları ve elleri çalıştıracak oyunlara yönelmeliyiz. Bunun için yazılmış sitede ki ince motor becerileri için kullanabileceğiniz aktiviteleri buradan okumanızı tavsiye ederim.

Bunun dışında daha önce bahsetmediğimiz neler var acaba? En önemli el ve parmak becerisi geliştirme çalışmalarından birisi makasla kesme çalışması. İlk başlarda makas kullanma becerisini geliştirmek için oyun hamurlarını uzun makarna haline getirip kesmeye çalışabilirsiniz.

Bizim bu hafta sonu Ege ile oynadığımız yemek pişirme oyunu deneyebilirsiniz. Oldukça eğlenceli bulacağınızdan eminim.

Yemek Tarifi – Dometesli-Sebzeli Makarna Yapıyoruz 🙂

1- Önce oyun hamurumuzu güzelce, uzun makarna haline getiriyoruz tabi ki bunlar biraz
tombul makarnalar oluyorlar 🙂 sonra da bunları makasla ufak ufak kesiyoruz. Burada çocuk makası kullanırken, hamurun kağıttan daha yoğun olması sebebiyle makas hareketini daha net hissediyor.

yemek yapma oyunu

2- Sonra başka bir parça hamurumuzu yuvarlayıp güzel bir domates haline getiriyoruz. Bu domatesimizi de plastik bıçağımız yardımıyla doğruyoruz. Burada dikkat etmeniz gereken çocuğunuz bıçağı kullanırken, bıçağı doğru tutmayı öğretmelisiniz. İşaret parmağı resimde gördüğünüz gibi durmalı, bıçağı üstten desteklemeli.

yemek yapma oyunu1

3- Sonrasında bir soğan yapıp bunun içinde aynı işlemi uyguluyoruz. Doğradığımız tüm malzemeleri şakacıktan pişireceğimiz tavamızın içine alıyoruz. Bir kaşık yardımıyla karıştırıyoruz. Karıştırma işleminde baskın olan el ile kaşığı tutup diğer elle tavayı tutması gerekiyor. Bu işlem çocuğun bilateral koordinasyonunu geliştiriyor. Şakacıktan her şeyi pişiriyoruz.

yemek yapma oyunu2

4- Sıra yaptığımız yemeğimizi tabaklara servis etmekte. Çocuğumuz kaşığını kullanarak, tavasındaki tüm malzemeleri tabağa alıyor. Size de bayıla bayıla yemek yiyor taklidi yapmak kalıyor.

yemek yapma oyunu3

Yemek hazırlama oyunu yemek yerken kullandığımız kaşık, bıçak gibi malzemeleri de kullanmakta bizi ustalaştıryor gördüğünüz gibi. Aynı zamanda parmak, el ve kola kaslarımızı da çalıştırırarak güçlendiriyor.Umarım severek ve eğlenerek oynarsınız. Sevgiler

Bilateral Koordinasyon, Evde Yapabilecekleriniz, Uncategorized, İnce Motor Beceriler içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

“Sizin Hikayeniz”i de Paylaşalım mı?

paylasBugün Gönül’den gelen yorum o kadar güzeldi ki, gerçekten gönülden yazılmıştı 🙂  ben de daha çok paylaşmamız gerek acaba bunu nasıl yaparız diye düşündüm ve siteye “Sizin Hikayeniz” diye bölüm açmaya karar verdim. Öyle güzel anlatmıştı ki Gönül bir çok şeyi, neden herkes yapmasın ki diye düşündüm.

Biliyorsunuz sitede Bizim Hikayemiz diye bir sayfamız var. Neden Sizin Hikayeniz de olmasın? Her annenin bir web sitesi yapması, bununla uğraşması kolay değil…Ama hazırda bir web sitemiz var 🙂 Sizin yapmanız gereken tek şey, sadece Hikayenizi yazmak,Çocuğunuzun problemi nedir? nasıl fark ettiniz?, ne zorluklar yaşadınız?, nasıl çözümler buldunuz?, Duyu Bütünlemesi Çalışması yaptınız mı? ya da Ne tür terapiler denediniz? Ne kadar ilerleme kaydettiniz? Başarı hikayeleriniz nasıldır? Çekincelerinizi, tereddütlerinizi çok iyi anlıyorum ama kendi isminizi ya da çocuğunuzun ismini yazmak zorunda değilsiniz, istemezseniz yazmayız…Size sevimli takma isimler buluruz, Bayan Pofuduk ve Şeker Kız Candy deriz mesala 🙂

Resim gönderirseniz güzel olur, ama göndermezseniz de olur 🙂 Sadece hikayenizi paylaşın, paylaşalım..

Bunun için e-mail adresime (gayekizilci@gmail.com ve/veya egeninannesiyim@gmail.com) hikayenizi yazıp gönderirseniz, bende siteye eklerim.

Böylelikle daha çok hikayemiz, daha çok fikrimiz olur, belki kaçırdığımız şeyler vardır da başka bir anne bunun yolunu çoktan bulmuştur. Biz de böylelikle öğrenmiş oluruz.

Ne dersiniz? Sizin Hikayenizi de paylaşalım mı?

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

“O” Yakalama oyunu ve Görsel Duyu

Bugün size bahsedeceğim oyun hem çok keyif alarak oynayacağınız ve zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyeceğiniz bir oyun, hemde çocuğunuzun el-göz koordinasyonunu, bilateral koordinasyonunu ve ince motor becerilerini geliştirebileceği harika bir oyun.

Biliyorsunuz okuma becerisinin edinilmesi için, göz ile takip becerisinin gelişmesi, aynı zamanda harfleri birbirinden ayırt etmemizi sağlayan görsel ayrımın(farkındalığın) da gelişmesi gerekli. Yani bu oyun okul öncesi çocuklarda okumaya hazırlık öncesi, çocuğunuzun görsel duyusunu çalıştırabileceğiniz eğlenceli oyunlardan biri.

o yakala

Görsel Duyu, bizim temel görme becerilerimize katkıda bulunur ve İngilizce “Oculomotor”, Türkçe “Okülomotor”  yani göz hareketleri ve ya göz motor becerisi olarak adlandırılır.

Çocuklar diğer duyularından, özellikle vestibüler duyusundan (denge duyusu) aldığı bilgileri entegre edip olgunlaştırdıkça; incelikli görsel – uzamsal  becerilerini daha fazla geliştiriler.

Şimdi gelelim oyunumuza – “O” Yaklama Oyunu

Eğer oyunu 6 yaş ve  üzeri çocuklar ile oynuyorsanız bunun için gazeteleri kullanabilirsiniz, Ege henüz 5 yaşında olduğu ve ben ilk başta kendisini korkutup, ürkütmemek için normal okuma kitaplarımızdan birini seçtim. Yazı fontu tabii ki yetişkin kitap, gazetelerinden daha büyük.

Eğer çocuğun eline kitabı verip hadi sen içinde ki “o” ları bul işaretle derseniz, bu işe devam etmesi en fazla 3-5 dakika sürecektir. Bunu siz bile yapsanız sıkılırsınız değil mi?

O yüzden ben şöyle bir şey kurguladım;

Her ikimizde bir renk seçtik, ve ona göre kalemlerimizi elimize aldık. Çalışacağımız sayfanın bir köseşine Ege’nin kalemiyle bir daire çizip yanına adını yazdık, diğer köşesine de benim kalemimle bir daire çizip benim adımı yazdık.

Ben önceliği Ege’ye verdim, o istediği kadar süre de o’ları bulup, içini boyamaya çalıştı. “Ben bitirdim” dediğinde sıra bana geçti. Şimdi ben onun yakalayamadığı o’ları yakalamaya çalıştım ve içlerini kendi rengim ile boyadım. Hepsi bittikten sonra Ege kendi  o’larını saydı, dairesinin içine yazdık, sonra da benimkileri saydık ve dairemin içine yazdık. Doğal olarak hep Ege kazandı 🙂 ve çok hoşuna gitti, benimde hoşuma gitti çünkü kaçta kaç yaptığını kontrol etme şansım oldum 🙂

En sonunda ben yorulmuştum ama Ege yorulmamıştı, fazla da yapıp sonra bundan sıkılmış olmasını istemediğimden, hadi artık bu son sayfa olsun, ben hep yeniliyorum dediğimde ki son sayfa da hiç kaçırmadı 🙂

o yakala1

Bu oyunla sadece çocuğunuzun duyularını geliştirmiş olmuyorsunuz, aynı zamanda tek tek sayma çalışması yapıyorsunuz, dairelerin içine yazdığınız rakamlar ile sayıları öğreniyorsunuz, sonra da kimin kazandığını anlamak için hangi sayının diğerinden fazla olduğunu algılamasını sağlıyorsunuz.

Bu Oyun size hep bahsettiğim, Carol Kranowitz’in aktivite kitabının Görsel Duyu için aktiviteler bölümünde de bulunmaktadır. Ama orada bu şekilde kurgulanmamış, sadece gazete sayfasında ki o’ları bulup işaretleme olarak anlatılmış. Ben size oyunu biraz daha enterasan ve heyecanlı kılan kendi kurgulamamla oynamanızı tavsiyeederim.

Çok çok “o” yakalamanız ve hep çocuğunuzun kazanmasını dilerim.

Sevgiler

Bilateral Koordinasyon, Evde Yapabilecekleriniz, Görsel Duyu (Okülomotor), Motor Beceriler, Terapilerimiz Hakkında, Uncategorized, İnce Motor Beceriler içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Ege’nin Annesi ve Ege Yiyorum Büyüyorum da!

Bugün benim için oldukça güzel ve özel bir gün.

Bugün Mart 2012’de yazsam mı? yazmasam mı? nasıl olur? doğru olur mu? okuyan olur mu? yapabilirmiyim acaba? diye kendime binlerce soruyla başladığım, sonrasındaysa bir sürü güzel anneden gelen yorumlarla kendimi çok iyi hissetmemi sağlayan, her gelen yorumu heyecanla okuduğum ve iyi ki yapmışım dediğim bu blogun tanıtımı, bir çok annenin ve benimde severek takip ettiğim www.yiyorumbuyuyorum.com sitesinde yapıldı.

yiyorumbuyuyorumBenim gibi acemi bir blog yazarı için gerçekten çok özel ve güzeldi. YiyorumBüyüyorum sitesinin sahibi sevgili Zümrüt Özkan, aynı zamanda aynı isimli çocuk yemekleri kitabınında yazarı.

Zümrüt hanım’la yaptığımız bir kaç yazışma dışında kendisini sadece internetteki yayınlarından tanıyorum. Ama insanı motive edici, samimi, sıcak, içten mailleri sanırım karakterinin bir parçasını yansıtıyordu. Sitenin Zümrüt Özkan Kimdir bölümünde kendisi “Kadın isterse her şeyi yapabilir” mesajlarına aracılık etmenin kendisine büyük mutluluk olduğunu söylüyor.

Aslına bakarsanız bu blogun kuruluş amacı da aynıydı, “başınıza ne gelirse gelsin başa çıkacak yolları da bulacaksınız”ı mümkün olduğu kadar çok anneye verebilmekti. O yüzden  mümkün olduğu kadar çok anneye ulaşmasını ve çözüm yollarını bulmalarında yardımcı olamasa bile, en azından yalnız olmadıklarını bilmelerini, onlarında paylaşmalarını tecrübelerini aktarmalarını  dilediğim bu blogun tanıtımını yaptığı için kendisine çok teşekkür ederim.

Sizlere de eğer çocuklar için sağlıklı ve güzel tarifler arıyorsanız, muhakkak www.yiyorumbuyuyorum.com u ziyaret edin derim.

Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Evde Duyu Bütünleme Aktiviteleri ve Hikayelerin Önemi

Ofiste işlerin yoğunluğundan, akşam ki koşuşturmadan ne yazık ki yazı yazmaya vakit bulamadım bir süredir, üzgünüm. Ama aklımda olan ve muhakkak sizlerle paylaşmam gerektiğini düşündüğüm bir konuyu yazmak istiyorum.

Aslında ilk önce belirtmeliyim ki bu yazıyı Sevgili Eşim Erkan’a ithaf ediyorum.

Bugün size evde aktivitelerinizi yaparken muhakkak bir hikaye uydurmanızın gerekliliğinden bahsedeceğim.

Biliyorsunuz oyun çocuk gelişiminde en önemli kaynak, aslında belki de tek kaynak. Çocuklar her şeyi oynayarak öğreniyorlar. Canlandırarak, hayal ederek, rolden role girerek ve deneyerek. Oyun aynı zamanda çocuğu aktif tutuyor ve dikkatini yükseltiyor.

O yüzden evde duyu bütünleme çalışmalarımızı yaparken hepsini kurgulanmış bir hikaye üstüne oturtmamız gerekiyor. Bu konu da bizim babamız benden çok çok daha başarılı. Oldukça şanslıyız. Hemen konuya uygun bir yangın, ya da hayvanları kurtaracak bir korsana büründürebiliyor Ege’yi. Aktiviteleri mecbur yapmamız gereken, zorunlu hareketler halinde çocuğa sunduğunuzda, hem dikkati, hem hevesi çok kısa sürüyor. Onu motive edecek bir şey olmazsa, sevdiği bir hareketi yapıyor bile olsa, hemen vazgeçiyor.

İşte yanda acaba hangi göreve hazırlanmış bir polis memuru var ? 🙂 IMG_4587

Terapistimiz de bizi bu konu da hep yönlendiriyor. Hatta Amerika da bunun için hazırlanmış kitaplar olduğundan bahsetti. Biz şimdilik babamızın muhteşem hayal gücüyle böyle bir kitaba ihtiyaç duymadık ama belki işten ayrılırsam bir gün bende bu hikayeleri kitap haline getiririm 🙂 Çocuklarıyla oyun oynayacak annelere kolaylık olur, fikir verir değil mi 🙂

IPHONE8Kısacası, bir gün dağlarda uçan kartal, bir gün yumurtalarını arayan dinazor, bir gün hayvanları kurtaran itfaiyeci, ya da bir gün yanda ki gibi korsan gemisinin kaptanı, bir gün nehirlerin üstünden geçen çocuk…Her şey ama her şey olabilirsiniz, bu sizin hayal gücünüze, tabii ki birazda çocuğunuzun ilgi alanlarına bağlı.

IPHONE6

Çok kolay bir iş değil, ama kaptırınca gidiyorsunuz, sizi korkutmasın 🙂 Biraz çocukluğunuzu hatırlamamız gerekiyor o kadar diyeceğim ama babamızın yanında ben bu konuda çok zayıfım aslında.

İşte yan tarafta size daha önce bahsettiğim her kılığa girebilen çok amaçlı hamak…Ve bir itfaiyeci, su şişelerini tek tek alarak sepetin içinde ki zavallı hayvancıkları kurtarmaya çalışıyor 🙂

IPHONE9

Ve yanda bir koca kartal…yavrularına yiyecek toplayıp götürüyor, ne tatlı değil mi

Ve bugünlük son olarak, scooter boarduna binmiş, zavallı arabaları yangından tek tek kurtarıp hastane olan sepetlerinin içine taşıyan müthiş fedakar itfaiyeci!!! 🙂 Sevgiyle Kalın..

IPHONE7

Bilateral Koordinasyon, Bilateral Koordinasyon Aktiviteleri, Duyu Bütünleme Bozukluğu (SPD), Evde Yapabilecekleriniz, Motor Beceriler, Terapilerimiz Hakkında içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLAR İÇİN İNCE MOTOR AKTİVİTELERİ

Son zamanlarda site de yapılan aramalara ve en çok hangi yazıların okunduğuna baktığımda, Google da en çok “Kalem Tutuş Şekilleri”, “İnce motor beceri” ve buna benzer aramalar yapılmış. Sitede en çok okunan makalelerin başında daDoğru Kalem Tutmanın Gelişim Aşamaları isimli yazı var.

Sanırım hem okulların açılması, hem de yeni düzenlemeyle 5 buçuk yaşındaki çocuklarında ilk öğretime başlamalarıyla bir çok anneyi haklı bir panik bastı. Tabii ki okul öncesi eğitim ile İlk öğretim arasında oldukça büyük farklar var.

Tabii her çocuğun gelişiminin birbirinden farklı olduğunu da unutmamak gerekiyor. Her 5,5 yaşındaki çocuğun becerileri ve gelişimi birbiriyle aynı seviyelerde olmuyor. Kimisi dil gelişiminde çok ilerdeyken, kimisi motor aktivitelerde çok iyi oluyor. Bu kardeşler için bile böyle, bir çocuğunuz 17 aylık yürümüşken, diğer çocuğunuz 9- 10 aylıkken ilk adımlarını atabiliyor.

Aşağıda gene bir iş-uğraş terapisti tarafından, okul öncesi çocuklarda ince motor aktiviteleri ve kalem tutuşu hakkında hazırlanmış ve tarafımdan çevirisi yapılmış bir makale bulacaksınız. Eğer makalenin orjinaline ulaşmak isterseniz, bu adresten ulaşabilirsiniz. Makale sonunda bizden bir kaç resim ve benim sunacağım ufak önerilerde sizi bekliyor.

Bu sefer ki biraz uzun bir çeviri oldu, sıkılmadan okursunuz umarım, herkesin işine yarayacağını düşündüğüm için herşeyi yazmak istedim.

OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLAR İÇİN İNCE MOTOR AKTİVİTELERİ    By Carrie Lippincott, OTR/L

Çocuğumun şu anda hangi ince motor aktivitelerini yaptığı niçin önemlidir?

Okul öncesi dönem, çocukların el becerilerinin gelişiminde oldukça önemli yıllar. Çocukların bu dönemde yaptıkları aktiviteler, okul döneminde yapılan yazı yazma, kesme ve kullanılan diğer araçlar için bir temel oluşturuyor. Gerekli aktivitelerdeki eksiklik ve/veya oluşan yanlış alışkanlıklar okulda ince motor becerilerini aksatabilir. Aileler, birkaç temel prensibi anlayarak çocuklarının böyle bir senaryo ile karşılaşmalarını engelleyebilirler.

İlk prensip olarak, ebeveynler çocukların beceri gelişimlerinin,buna hazır oldukları zaman meydana geldiğini her zaman akıllarının bir köşesinde tutmalıdırlar. Çocuğa hazır olmadığı halde bir şeyi yapması konusunda aceleci davranmak iyi olması yerine daha fazla zarar verilmesine sebep olur. Örneğin, Yazı yazmayı öğrenmek oldukça karmaşık bir beceridir ve bir çok çocuk yaklaşık 6 ½ yaşına kadar buna hazır değildir.  Bu yaş ile birlikte, olgunlaşmış kalem tutuşuna ve daha uzun süreli kalem çalışmaları için yeterli el gücüne sahip olurlar. Görsel motor becerileri bağımsız dikey, yatay ve çapraz çizgiler, daire, kare, üçgen çizimler için yeterli derecede olgunlaşır.(Beery, 1989). Benzer şekilde, çoğu çocuk,  görsel, el becerisi ve baskın el konusunda yazı yazmak için yeterli gelişimi gösterir. 3-4 yaş çocuğuna nasıl yazı yazılacağını öğretmeye çalışmak, yazımda yanlış kalem tutuşu ve yanlış el/kol hareketleri gelişimine sebep olabilir ve isteksizlik oluşmasını doğurabilir.

El Gelişiminin Aşamaları

Aynen, kaba motor becerileri gelişim aşamalarına göre ilerlediği gibi, benzer ilerleme eldeki becerilerin gelişiminde de meydana gelir. Yazı yazmaya hazırlık için, “El” motor aşamaları sırasıyla takip ederek gelişmelidir.

1-      El ayası kemerlerinin gelişimi : Bu avuç içinin hafif içe bükümlü yüzeyidir ve objelerin etrafında elin onun şeklini almasına olanak sağlar.

2-      El bileğinin esnekliğinin gelişimi, parmak hareketlerinin becerisini destekler. Bir tane bozuk parayı bileğinizi tamamen bükerek almaya çalışın, parmakların kullanımı için bileğinizin esnekliğinin ne kadar önemli olduğunu hissedebilirsiniz.

3-      Elin farklı taraflarının “becerisinin” farkındalığının gelişimi: Bu, baş parmak, işaret parmağı ve orta parmağın ince motor işleri amacıyla kullanımıdır.(Elin diğer kısmı güç ve stabiliteyi sağlar)

4-      İşaret parmağı ve baş parmak arasında ki açıklığın gelişimi. Bunu çocuklara, baş parmakları ve işaret parmakları ile “O” yapmaları gerektiğini söylerek açıklarım. Sonra aktiviteyi başarılı bir şekilde yapıp yapmadıklarını ve bütün bağların doğru kullanıldığından emin olurum. Eğer “O” bozulursa, bunu doğru bir şekilde yapmıyorlar demektir. Eğer çocuk bu pozisyonda tutmayı başaramıyorsa, bunun sebebi zayıf kas gücünden kaynaklanıyor olabilir.

5-      Elde bulunan küçük kasların becerisinin gelişimi. Bunun gelişimini sağlayacak en iyi aktiviteler, baş parmak, işaret parmağı ve orta parmak kullanılarak yapılan boncuk dizmek türünden aktivitelerdir.

 Okul öncesi çocuk için gelişimsel olarak uygun olan nedir?

 Okul öncesi çocuk için önemli ve kritik öğelerden bir tanesi dikey ya da eğimli bir yüzeyde çalışmasına olanak sağlamaktır. Bu pozisyonda bilek, parmak kaslarının beceri ile kullanımını destekler, tam ve uygun bir şekilde pozisyon alır. Düz ve yatay biz yüzeyde çalışıldığı zaman, çocuk bileğini bükmek ya da kaldırmak durumunda kalır. Bu durum elde ki küçük kasların doğru olarak kullanımına engel olur. Dikey yüzey aynı zamanda kol ve omuzun yapılan çalışmada doğru olarak pozisyon almasınıda teşvik eder.  Genel ayaklı tahtalar, kitap  sehpaları ya da  masa üstüne konulan tahtalar dikey yüzey olarak kullanılabilir ve buna bir çok aktivite adapte edilebilir. Aşağıda dikey yüzeyde kolayca uygulanabilecek bir kaç madde bulabilirsiniz.

  • Çıkartma yapıştırma ve boyama
  • Masa üstü tahtalarda küçük parçalı yap-bozlar yapma
  • Manyetik çizim tahtaları; Bunu eğimli yada dikey yüzeyde kullanırkan silici kısmını, aşağı doğru koymak yerine yukarıya doğru koyun.
  • Ayaklı kara tahtalar, tebeşirleri 4-5 cm boyutlarında kırarsanız, parçalar başparmak, işaret ve orta parmak ile tutulur.  “O” nun oluştuğundan emin olun. Bazı çocukların elleri bu aktivite için çok kuvvetsiz olabilir. Tahtanın silinmesinde küçük kare bir sünger kullanılabilir, başparmak ve işaret parmağı arasında ki açıklığın oluşumu ve “O” tutuşu yapılmasını sağlar.

Okul öncesi çocukların ince motor gelişimlerine olanak sağlayan, ailelerin ve öğretmenlerin kullanabileceği birçok başka malzeme var. En başarılı malzeme, çocuğun kendi isteyerek kullandığı malzemedir. Çocukların eğlenecekleri aktiviteleri bulmaya  çalışın.

  1. Play Dough – Oyun Hamuru : Oyun hamurları ile elinizde oynayıp, masaya bastırarak pizza şeklini verebilir sonra da bunu plastik bir bıçakla kesebilirsiniz. Plastik bıcakla keserken, çocuğun işaret parmağının bıçağın üstünde durduğundan emin olun.
  1. Gazete : Çocuğunuza gazete kağıdını verin ve nasıl baş parmak, işaret ve orta parmağını kullanarak yırtacağını  gösterin. Daha sonra ince şeritler halinde yırtmayı deneyin. Sonra bu yırttığınız parçaları buruşturarak kardan adam şekli ya da dinazor yapabilirsiniz. El işi kağıtlarınıda küçük parçalarda yırtıp, daha sonra bir resmi bu parçalarla kolaj çalışması yaparak renklendirebilirsiniz.
  1. Sprey Şişeleri : Bitkileri sulamakta kullanılan sprey şişelerine su doldurup sulama işini çocuğunuza yaptırabilirsiniz. Çocuklar, lavabonun içinde ki traş köpüğünü, sprey şişesiyle yıkarkende çok eğlenirler. Sprey şişeleri, başparmak ve işaret parmağı arasında ki açıklığın gelişmesi ve kuvvetlenmesi için çok iyi gelecektir. Küçük boy sprey şişeleri kullanın. Elin iki tarafının ayrı çalışması egzersizi için çocuğun tetiği işaret ve orta parmağı ile bastırması, yüzük ve küçük parmağın şişenin etrafını kavraması gerekir.
  1. Cımbız ya da küçük maşa : Büyük boy cımbız ile oyunlar oynamak, parmakların pozisyonun gelişmesi için oldukça faydalıdır. Aynı zamanda mutfak mazlemeleri satan yerlerde küçük boy maşa bulabilirsiniz. Şeker maşasıyla tutup küçük objeleri almak ve bir kaba doldurmak küçük parmakların çalışması için birebir gelir.
  1. Göz Damlalıkları : Göz damlalığıyla bir tas içinde ya da lavoboda oyunlar oynayabilirsiniz.
  1. Madeni paralar ve düğmeler: Çocuğun para yada düğmeleri tutarken parmaklarını “O” şeklinde kullanıp kullanmadığına dikkat edin. Para ve düğmeleri bir kumbaraya yada üzerinde delik açtığınız bir kutuya doldurmasını sağlayın. Çocuğun paraları, masanın kenarından eliyle alması yerine, parmaklarıyla almasını sağlamaya çalışın. 3 yaş çocuklarıyla çalışırken, küçük nesneleri ağzına almaması konusunda dikkat edip, yalnız bırakmayınız.
  1. Parmak Kuklaları : Hikaye zamanı parmak kuklaları kullanın, bunları çocuğun işaret ve orta parmağına takın, yüzük parmağı ve küçük parmağın avuç içinde kapalı tutulmasına gayret edin.

 Yaşa göre özel öneriler

 3 Yaş Çocuğu :

 Genel olarak, 3 yaş çocuğu günlük aktiviteler için dikey yada eğimli yüzey kullanmalıdır.

  • Normal kalemlerin yerine, okul öncesi çocuklar için uygun olan kalemler eğimli yüzeyde kullanılmalıdır. Bunlar daha kısa, kalın ve yuvarlak kalemlerdir.
  • Ayaklı kara tahtalarda tebeşirler ikiye bölünerek, parmaklarını “O” şekli oluşturacak şekilde tutmaları sağlanmalıdır.
  • Diğer bir alternatif olarak Crayon Factory’nin Scrollie Animal Markers ları kullanılabilir.

BENDEN NOT: Burada bahsettiği kalem’in resmi yanda ki gibi, ben Türkiye de rastlamadım, artık Ege 5 yaşına yaklaştığı içinde kalem tutuş şekli oldukça güzelleşti ve oturmaya başladı, eğer bulupta kullanan olursa bizimle paylaşırlarsa belki daha küçük yaşta ki çocuklar için almak isteyenler ilgilenebilirler.Resim de gördüğünüz gibi, el “O” şeklini alıyor bu kalemi tutarken.

Yukarıda ki tüm üç alternatif, elin kuvvetlenmesine ve becerinin gelişmesine, baş parmak ve işaret parmağı arasında ki açıklığın oluşmasına destek olacaktır.

3 Parmak tutuşu yapabilen çocuklar için ilk okul da kullanılan kalemler uygun olacaktır.

4 Yaş Çocuğu :

 3 Yaş çocuğu için yapılan tüm öneriler, 4 yaş çocuğu içinde uygun olacaktır. Aşağıdaki ek aktiviteler 4 yaş çocuğu içindir.

  • Makasla kesme aktivitelerine başlanabilir. Çocuklara makası nasıl tutacakları ilk andan itibaren tam olarak öğretilmelidir. (Baş parmak ve orta parmak makasın gözlerinde, işaret parmağı makası alt kısmında desteklemeli ve elin stabilizasyonunu sağlamalıdır)
  • İlk okul kalemleri, güçlü gelişmiş eli olan çocuklar için uygundur. Zayıf el performasına sahip çocuklarda geniş, kalın kalemleri kullanmak daha iyi olacaktır. Zayıf eller için, kısa yuvarlak (Scrollie Animal-yukarda behsetmiştim) kalemler en çok işe yarayanlardır.  Bu kalemler baş parmak ve işarey parmağı arasında ki açıklığı destekler. Çocukların kalem tutuşları sıklıkla gözlenmeli ve doğru tutuşun kullanılmaya başlayıp başlamadığı kontrol edilmelidir, bu baş parmak ve işaret parmağı arasındaki açıklık ile parmakların tüm bağlantı bölümlerinin yeteri esnekliğe sahip olmasıdır. Eğer çocuk, üç parmak ya da 4 parmakla tutuşta zorlanıyorsa, tekrar kalın ölçekli kalemlere geri dönüş yapın ve baş parmak, işaret parmağı, orta parmağı güçlendirecek ince motor aktivitelerini fazlalaştırın.

Yukarıda ki aktiviteler imkan dahilinde genel olarak verilen aktivitelerdir. Eğer çocuğun yeterli egzersizleri yaptıktan sonra hala zorlanması durumu var ise, bir iş-uğraş terapistinin dğerlendirmesini almak ve becerilerde bir eksiklik olup olmadığını tespit etmek fayda sağlayacaktır.

İşte Makale burada bitiyor, özellikle eğimli yüzey konusuna değinmek istiyorum. Zaten biz, ben bu makaleyi okumadan önce terapistimizin önerisiyle masa üstümüze bir aparat koyarak artık eğimli bir masa haline getirmiştik, şu anda bu masa en dik pozisyonunda zamanla eller güçlendikçe ve beceriler geliştikçe, masanın eğimi de gittikçe azaltılacak.

Ondan önce de zaten İkea nın kara tahtasını almıştık ve Ege severek tebeşirle resimler yapıyordu. Bu arada bende kara tahtayı çok özlemişim 🙂 inanılmaz keyifli oluyor…

Ama bu demek değil ki bir sürü masraf yapmak zorundasınız, demokrasilerde çareler tükenmez biliyorsunuz. Çocuğunuzun odasında ki bir duvarına, A3 yada daha büyük boyutlu mümkünse A1 boş kağıtlar yapıştırın ve verin eline pastel kalemi boyasın gönlünce… derim ben 🙂

İşte bizim resimlerimiz de yanda diyerek bu yazımızında sonuna geldik, daha sonra size niye durmadan yabancı iş-uğraş terapistlerini ve yazılarını bulup çevirdiğimi anlatacak bir yazı hazırlayacağım. Bu iş-uğraş terapisti kimdir’in de bir şekilde anlatımı olacak ve umarım bir gün bizim bu güzel ülkemizde de ailelere, çocuklara, öğretmenlere teknik anlamda yardımcı olacak uzmanlar(yani işte bu iş-uğraş terapistleri) devlet desteğiyle kolayca bulunabilir ve ulaşılabilir olacak.

Bilateral Koordinasyon, Bilateral Koordinasyon Aktiviteleri, Evde Yapabilecekleriniz, Terapilerimiz Hakkında, Uncategorized, İnce Motor Beceriler içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 24 Yorum

Harika bir oyun tavsiyesi “Make ‘N’ Break”

Bugün ki tavsiye konumuz Ravensburger’in “Make ‘N’ Break” oyunu, aynı oyunun biraz daha karmaşık ve zorlaştırılmış hali ayrıca “Make N Break Extreme” olarak satılıyor, yani iki farklı oyun var. İsimlerin üzerine tıklayarak oyunların linklerine ulaşabilirsiniz.

Bu oyun uzun süredir aklımdaydı ve sonunda internetden sipariş etmiştim, elime dün geçti ve bütün akşam Ege ile bunu oynadık 🙂

Ege oyunu çok ama çok sevdi….

Kısaca nasıl bir oyun olduğundan bahsedeceğim, oyunun yaş kategorisi 8-99 yaş aralığı olarak geçiyor. Belki o yüzden dikkatinizi çekmemiştir diye burada özellikle oyun ile ilgili bir yazı yazmak istedim.

Evet yaş kategorisinde 8 yaş üzeri olan bu oyun, bence aslında 4-7 yaş aralığında inanılmaz, eğitici ve geliştirici bir oyun.

Oyunun içinden, 10 adet renkli ahşap blok, zaman ölçer ve kartlar çıkıyor. Kartlarda gösterilen şekilde ki gibi blokları zamana karşı dizmeniz gerekiyor. Küçükler için tabi ki sürede tolerans göstermek ve önce basit kartları yapmasını istemek daha motive edici oluyor. Ben şimdilik çok zor olan kartları kaldırdım. Tüm ailenin katılarak oynayabileceği bir oyun olduğu için ayrıca daha da keyifli.

Çocuğun, el göz koordinasyonunu, dikkat ve konsantrasyonunu, renkleri, altında üstünde gibi kavramları, en önemlisi de bir yönergeye göre işlem yapmasını öğrenmesini sağlıyor. 2 kişiden fazla oyuncu ile oynanabilmesi ve herkesin sırasını beklemesi gibi sosyal becerileri de geliştiriyor.

Ben deneyin derim, seveceğinizden eminim….

Bilateral Koordinasyon Aktiviteleri, Evde Yapabilecekleriniz, Motor Beceriler, Terapilerimiz Hakkında, Uncategorized, İnce Motor Beceriler içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

TOMATİS İŞİTSEL TERAPİ METODU

Bugün aslında size şimdiye kadar hiç duymadığım ve bugün biraz araştırıp ne olduğunu öğrenmeye çalıştığım bir konudan, aslında bir metodtan bahsetmek istiyorum.

Bunun iki sebebi var; birincisi işlerin yoğunluğundan hazırlamaya çalıştığım “İnce Motor Becerileri” yazımı  tamamlayamadım ve kendimi suçlu hissediyorum, ikincisi bu metodtan bana, araştırmacı ve asla sorunlardan kaçmayan hatta üzerine giden harika annelerden biri olduğunu düşündüğüm bir annenin bahsetmiş olması….

Konuyu biraz araştırınca Mozart’ın mükemmelliğine inanan insanlardan biri olarak, bu Metod bana oldukça sıcak ve yakın geldi.  Bu metodun adı “Tomatis İşitsel Terapi Metodu”

En önemli şeyin paylaşmak olduğunu ve bu sayede bilginin ulaşılabilirliğinin ne kadar önemli olduğunu düşünüyorum. O yüzden belki de ilginizi çeker ya da deneyen annelerden bu konuda bilgi ve öneri gelir diye bu metodtan bahsetmek istedim.

Konu hakkında bildiklerim tamamen internetten okuduğum bilgilere dayanıyor. Hiç bir tecrübem ya da bu konu üzerine bir uzmanla konuşmuşluğum yok.

O yüzden size kısaca bu methodun kurucusu ve ne olduğuna dair bilgilere ulaşabileceğiniz linkleri vereceğim. İlgilenenler sanırım bu linklerden ihtiyaç duyulan bilgilere ulaşabilirler.

Eğer bu method üzerinde çalışmış, ya da bu methodu denemiş anneler varsa, yorumlarıyla kaydettikleri aşamalar hakkında bizi bilgilendirirlerse harika olur. Sonuçta tecrübe en büyük hediye hepimize.

Bu methodun yaratıcısı, bir opera sanatçısının çocuğu olan Alfred A.Tomatis.  Tomatis Paris üniversitesinde Tıp fakültesini bitirmiş ve KBB uzmanlığı eğitimi almış, aynı zamanda klinik psikolog-terapist ve antropolog.  Alfred A.Tomatis hakkında Wikipedia da verilen detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Tomatis Metodu, algılama potansiyeli ve iletişim yeteneğinin en iyi  şekilde kullanılmasını sağlayan bir teknik olarak tarif ediliyor.

Tomatis metodunun ve araştırmalarının en temel ve birinci noktası “kulağın duymadığı ses, ses olarak üretilemez”,  İkinci olarak “Duymanın değişmesi durumunda ses de değişir” ve son olarak “İşitme ile ilgili süreli uyarının konuşmayıda kalıcı olarak değiştirebileceği” yönündedir. Bu metod da Alfred Tomatis tarafından geliştirilen elektronik kulak ile terapi seanslarında kişiye özel olarak filtre edilen, ağırlıklı Mozart müziği dinletiliyor.

Tomatis’in kendi web sayfasında, ki buradan ulaşabilirsiniz, Sık Sorulan Sorular Bölümünün ilk sorusunu ve cevabını da buradan paylaşmak isterim.

Soru:  Tomatis metodu sonrasında çocuklarda ki en belirgin sonuçlar nasıldır?

Cevap: Aileler tarafından Tomatis danışmanlarına aktarılan en belirgin ilerleme sonuçları genel olarak şu şekildedir;

  • Ses kalitesi (konuşmada ve şarkı söylemede)
  • Konsantrasyon
  • Kavrama
  • İletişim Becerisi
  • Okuma becerisi
  • Sözel ve yazılı İfade
  • Motor beceriler
  • Hız
  • Dakiklik
  • Ritim duyusunun gelişmesi
  • Öz güven
  • Genel Davranışlarda gelişim (sakinlik, açıklık vb)

Bu konuda yazılmış amazon da bulabileceğiniz iki ana kitap var. Birincisinin ismi “The Ear and The Voice” yazarı tabii ki Alfred Tomatis. Bu kitaba buradan ulaşabilirsiniz. Diğeri de Pierre Solliers’in “Listening for Wellness” isimli kitabı. Bu kitaba da buradan ulaşabilirsiniz. Almadan önce Amazon da ki tüm yorumları da okumanızı  tavsiye derim.

Bir de Tomatis İşitsel Terapi Metodu üzerine yapılmış bir incelemeye ulaştım. İlgilenirseniz onu da buradan okuyabilirsiniz.

Türkiye de bu konu üzerine kimler uğraşır, kimler bu konuda profesyondir, neler yaparlar konusunda ise ne yazık ki konu hakkında yeterli araştırmamın olmaması ve kimseyi bu konuda etkilemek istemediğimden ötürü buradan ona yönelik bir link vermek istemiyorum. Çünkü sonuçta hepsi bir ticari kimlik ve siz kendinizi hazır hissettiğinizde onları bulmak o kadar da zor olmayacaktır. Önemli olan önce sizin bu metoda inanıyor olmanız.

Tabii ki hiçbir öneri ve ya değerlendirme sizin gerçek tecrübelerinizden daha değerli olamaz 🙂 Bizimle paylaşmanız dileğiyle!

Sanırım şimdilik bu kadar…Hepinize ama Fatma öncelikle sana Sevgilerimle…

Oral Motor Beceriler, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 5 Yorum

Evde Duyu Bütünleme Çalışmaları-3

Bugün ki evde duyu bütünleme çalışmalarımıza vereceğimiz örnek, hem çok eğlenceli, hem vücudun, karın, kol, bacak kasları gibi tüm kaba kaslarını çalıştırıyor. Aynı zamanda dokunma duyusunu ve hayal gücünü de işin içine katıyor.

Tek ihtiyacınız olan malzeme babanızın traş köpüğü 🙂

Traş köpüğü ile sadece ayaklarınızı kullanarak istediğiniz resmi çiziyorsunuz. Duruş şekli resimlerde gördüğünüz gibi.

Göbeğinden şikayetçi olan annelere tavsiyem, çocuğunuzla bu aktiviteye sizinde katılmanız, karın kaslarınızın ne kadar çok çalıştığını hissedeceksiniz 🙂 ve eminim bir çoğunuz çocuğunuzdan önce yorulup bırakacaksınız 🙂

Ayrıca hayal gücünüzü de genişetiyor çünkü biz Ege ile köpüğün ayakla girdiği şekilleri birşeylere benzetiyoruz.

Biz bu aktiviteyi bizim büfenin camlı kısmında yapıyoruz, ama büfenize kıyamazsanız ya da çocuğunuzun ayağını hızla vurup kırma ihtimali falan varsa bunu duvarda, yada duvara dayayacağınız bir şeyin üstünde (tepsi vb) kaygan bir zemin olması lazım hatta büyük pilates toplarının üzerinde bile deneyebilirsiniz. Yeterki çocuğun duruş şekli bu şekilde olsun.

Kolay gelmesi dileğiyle 🙂

Duyu Bütünleme Bozukluğu (SPD), Evde Yapabilecekleriniz, Terapilerimiz Hakkında, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 6 Yorum

İnce Motor Aktivitesi – Dinazorlar ve Arkeoloji

Bugün bedensel hareketler yerine biraz daha farklı bir aktiviteden bahsetmek istiyorum. Çok yaratıcı bir kişilik olan sevgili arkadaşımız Seren’in bizi ziyareti sırasında gelirken Ege’ye getirdiği Geoworld’ün “Arkeolojik Kazı Seti”…

Ben daha önce bu seti görmüştüm ama sanki daha büyük çocukların ilgisini çeker gibi gelmişti.

Fakat uğraşmaya başlayınca anladım ki 4 yaşından 99 yaşına kadar herkesin inanılmaz keyif alacağı oldukça eğlendirici, oyalayıcı, heyecanlandırıcı, el ve göz koordinasyonunu geliştiren, bilateral koordinasyonu geliştiren, ince motor hareketlerini geliştiren çok güzel bir oyuncak. 4 yaşın altında ki çocukların biraz zorlanabileceğini düşünüyorum. Aslında kutunun üzerinde 6 yaş üzeri yazıyor, ama Ege 4 buçuk yaşında biraz yardım ve yönlendirme ile çok güzel yaptı. Zaten dinazorlara oldukça düşkün olduğundan da çok ilgisini çekti.

Gelen oyuncağın kutusunu elinize alınca sıkıştırılmış kilden bir külçe elinize alıyorsunuz. Üzerinde küçük bir plaka da numara yazıyor. Müzede ki modelin tıpa tıp aynısı olan bir dinazor isketenin parçaları bu külçenin içine biryere gizlenmiş.

Kutunun içinden bir de ufak bir çekiç ve bir murç (bu aletin ismini de bu yazıyı hazırlarken öğrenmiş oldum:) ) çıkıyor. Sonra başlıyorsunuz, ufak ufak kazmaya ve sonunda bir parçaya ulaşıyorsunuz. İlk bulduğumuz parça da Ege çok ama çok heyecanlandı, sonra da daha da bir meraklanıyorsunuz hangi parçaları bulucam acaba diye….Tüm parçaları bulunca birleştiriyorsunuz ve işteeee dinazorunuzun tüm iskeleti karşınızda …

Değişik boyutları ve markaları olmasına karşın, Geoworld’ün orta boy bir kazı seti (bizim kullandığımız) piyasa da 30 TL civarında satılıyor.  Tek sıkıntı biraz tozlu bir iş olması, ama masa altına örtü sererek ve altına bir tepsi koyarak çözülebilecek ufak bir sorun…hatta çocuğunuzun geçirdiği güzel zamanı göz önüne alınca sorun olarak bile görülmeyecek birşey.

Deneyin derim, eminim sizde çocuğunuz da seveceksiniz…

Bilateral Koordinasyon Aktiviteleri, Evde Yapabilecekleriniz, Motor Beceriler, Uncategorized, İnce Motor Beceriler içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Tatil bitti ve Uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba…

Uzun bir aradan sonra tekrar burada olmak güzel 🙂

İlk başta tatil ile başlayan ara vermemiz, benim yaşadığım bir takım sağlık problemleriyle ne yazık ki gittikçe uzadı…bunun üstüne ofiste bekleyen bir sürü iş eklenince, doğru düzgün bir şeyler yazmaya ne yazık ki zaman kalmadı.

Burada olmadığımız süre içerisinde neler yaptık kısmını anlatmak ise oldukça keyifli olacak çünkü oldukça güzel haberler ile buradayım.

2011 Temmuz ayında yapılan Denver II testi sonuçlarına göre Ege Kaba Motor Gelişimde yaşıtlarından yaklaşık 8 ay geride idi. Diğer alanlarda (yani Kişisel, sosyal gelişim – İnce motor becerileri – Dil Gelişimi) yaşıtlarıyla aynı bazılarında ise ilerdeydi.

Hikayemizde anlattığım gibi biliyorsunuz bu testin sonuçları ve nörolog tavsiyesiyle,  arayış içine girmiş, bir kaç farklı yerde duyu bütünleme terapisine başlamış fakat aralıktan itibaren şimdi ki terapistimize geçiş yapmış ve en önemli kısım olan evimizde bu çalışmalara yönelik gerekli düzenlemeleri yapmıştık.

Aradan bir yıl geçti ve Denver II testini tekrarlamak ve durumu tekrar gözden geçirmek gerekiyordu. Farkı hissediyorduk ama bunu birde bize başka bir gözle bakan bir uzmanın söylemesi gerekiyordu. Geçen seneki testimizi yapan Klinik Psikoloğumuza tekrar gittik.

Testin sonuçları bizi çok ama çok mutlu etti. Çünkü Ege artık Kaba Motor gelişiminde sadece 3 ay yaşıtlarından gerideydi. Dil gelişiminde (telaffuz hariç) yaşıtlarından 1 yaş ilerdeydi…işin komik tarafı Ege 2 buçuk yaşında hala en fazla 10 kelime kullanıyor ve herşeyi el hareketleri ve işaretlerle anlatıyordu…Bu çocuk niye konuşmuyor artık diye bu konuda uzman bir doktora da başvurmuştuk. Şimdi de susturamıyoruz Ege’yi, her konuda bir fikri ve yorumu var 🙂

Psikoloğumuz ince motor becerilerde yaşıtları seviyesinde olmasına rağmen, kalem kağıt becerilerinin gelişmesinde fayda olduğunu ve özel eğitimin bu konuda işe yarayacağını ve artık telaffuzda ki artikülasyon problemlerininde 5 yaşına kadar çözülmesi gerektiği, özel eğitimin bu konuda da işe yarayacağını söyledi. Özel eğitim ile ilgili detaylara ayrıca başka yazılarımda değineceğim.

Duyu Bütünleme Terapimize devam edeceğiz, bu hala çözmemiz gereken, denge, proprioseptif sistem ve bilateral koordinasyon için gerekli. Bunlarda, kalemi rahat kullanabilme, fazla ya da az bastırmadan çizim yapabilme, makas kullanırken zorluk çekmemek için gerekli olan şeyler.

Bunun yanında, bu sene tatilde daha da geliştirdiğimiz su ve deniz alışkanlığımız ve Ege’nin artık bu konuda iyice kendine olan güveninin gelişmesini bir fırsat bilerek hemen tatil dönüşünün ertesinde bir yüzme kursuna başladık.  C.tesi-Pazar günleri 1 saat olarak aldığımız kursun Ege’nin kas gelişimi içinde çok işe yarar olacağını düşünüyorum. Her ne kadar Ege, su da bacaklarının çırparken çok yorulduğundan şikayetçi olsa da çok eğlendiği için, şimdilik hastalık sezonu da başlamadığı için hiç değilse bir kaç ay devam edebilmeyi ümit ediyorum. Biliyorsunuz yüzme tüm kasları çalıştıran sporlardan biri.

Okullar açıldı ve okul serüvenimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ben bu kadar küçük çocukların ilköğretime başlamasını uygun bulmadığımdan şimdilik biz eski sistem ile devam etmeyi planlıyoruz. Yani Ege’yi yeni sisteme göre 57 aylık olduğundan anasınıfına başlatmadık, şu anda eskiden olduğu ve olması gerektiği gibi 5 yaş sınıfına devam ediyor. Eşimde beni bu konuda desteklemiş olduğundan son karar ve planımız bu şekilde.

Şimdilik bu kadar, kafamda yazmayı planladığım o kadar çok şey var ki…umarım bunlar için fırsat bulabilirim.

Sevgi ile kalın….

Evde Yapabilecekleriniz, Motor Beceriler, Terapilerimiz Hakkında, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çocuklar İçin Hareket Kartları Aktivitesi

Çocukların gelişiminde bol bol hareket etmenin ve kasları geliştirmenin öneminden bahsediyorum. Bu hareketlerin hepsi  0-7 yaş arasında ki çocuklarda gelişimlerini tamamlamaları, okulda başarı sağlamaları, kendi günlük işlerini yapabilmeleri açısından çok önemli.

Bilateral koordinasyonun öneminden daha önce ki yazılarımda bahsetmiştim. Bilinçli veya bilinçsiz zaten bir çok anne çocuklarına gerekli deneyimi edinecekleri aktiviteleri sağlıyor. Bu aktiviteler onların gelecekteki günlük yaşantılarına hep birer artı olarak ekleniyor.

Bizim Ege ile nerdeyse 2 yaşından beri ve hala da çok severek oynadığımız hareket kartlarımız var. Bunlardan bir tanesini üye olduğum bir Montessori grubunun paylaşım sayfasından almıştım, ne yazık ki hangi annenin hazırladığını hatırlamadığımdan, burada özür dileyerek kaynak belirtemiyorum, ama paylaşıma açık olduğunu düşünüyorum, diğerini de kendim hazırladım. Bu kartları ben bir cd de ozalitçiye gönderip renkli baskı alıp üzerlerinide pvc ile kaplattırdım, oldukça kullanışlı ve sağlam oldular. Nerdeyse yıllarca kullansanız birşey olmazlar. Tabi bu kadar uğraşmayıp sadece baskı alıp keserekte kullanabilirsiniz. Ben artık ne yapacağını söylemeden de Ege resmi görüp hemen hareketi yapmaya başlıyor.

Aşağıda ki Linklere tıklayarak dosyalara ulaşabilirsiniz. İnanılmaz keyifli, eğitici ve öğretici bir aktivite. Severek oynamanız dileğiyle….

hareket kartlari_1

hareket kartlari_2

Bilateral Koordinasyon, Evde Yapabilecekleriniz, Motor Beceriler, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | 4 Yorum