Bizim Hikayemiz

Rahat geçen bir hamilelik sonrasında sezeryan ile 2008 yılının Ocak ayında, 4 kg 10 gr ağırlığında, 52 cm boyunda nur topu gibi bir oğlan olarak doğdu Egemiz. Doğumdan sonraki ilk bir kaç saatte emmede yetersizlik olduğu için kan şekeri düşmüş olabilir oksijen verelim dediler ve yeni doğan yoğun bakım ünitesine aldılar, alış o alış… Ateş, yeni doğan sarılığı derken ilk 5 gününü yoğun bakımda geçirip daha sonra büyük bir seremoni eşiliğinde evimize geldi. Tabii bu 5 günlük süreyi tüm aile nerdeyse yoğun bakım penceresinin önünde geçirdik…

Ondan sonra devam eden süreçte gözle görülür ciddi bir sıkıntı yoktu, ama bazı yönlerden zor bir çocuktu Ege.İlk bir ay emmeyi öğrenmekte zorlansa da sanırım benim inadıma da dayanamayıp yalan yanlış da olsa emmeye başladı ve tam 11 ay gayet güzel anne sütü aldı. Büyükdükçe, oldukça zeki, herşeyi çok kolay anlayan bizi çoğu zaman şaşırtan Ege’de diğer çocuklardan farklı olan fiziksel hareketlerinde çok bariz olmayan ama bazı zorluklar vardı; hal böyle olunca, her çocuk farklıdır mantığı ile biz de Ege’yi, kimi zaman tembel, kimi zaman kolaycı, kimi zaman sakar, kimi zaman işini biliyor diye nitelendirdik ve güldük geçtik… Kimi zaman da zorlukları olan bu çocuk bazı açılardan çok kolay oluyordu, çünkü evin içinde çılgınca koşturan, oraya buraya hoplayan zıplayan bir çocuk değil, her dediğinizi dinleyen kendi kendine arabalarını dizerek sakin sakin oynayan bir çocuk vardı karşımızda. Bir de ben işteyken Ege’ye anneanne bakıyordu ki, bu da Ege’nin tüm hayatının yoğun konfor altında geçmesini sağlıyordu tabii ki… Hissettiğim bazı şeyler olsa da, çok net bir sorun yoktu aslında… Zorluklara dair bazı örnekler verirsek, oğlumuz nerdeyse 3 yaşına kadar hiç bir zaman eline bişey alıp yemedi, elinde tutmadı, eline yemesi için verdiğiniz şeylerin ya tamamını ağzına sokuyordu, ya da hiç eline almıyordu, ama biberonunu eline alıp kendi içiyordu… Katı gıdalara geçmekte oldukça zorlandık, oldukça geç emeklemekle birlikte normal sınırlar içinde 17 aylıkken yürüdü. Ama hep bir sık düşme, oraya buraya çarpma durumu vardı… 28 aylıkken, gözlerinde çok hafif belli belirsiz bir kayma hissedip hadi kontrole gidelim dediğimizde bir şok ile karşılaştık çünkü Ege’nin her iki gözünde de 4 numara astigmat vardı, hemen gözlük kullanmaya başladık, hatta nasıl kullanacak bu kadar küçük çocuk derken Ege gene bizi şaşırttı ve hiç sıkıntı olmadan o küçücük çocuk gözlüklerini çok güzel kullanmaya başladı, sabah kalkar kalkmaz kendisi takıyordu gözlüklerini, hala da öyle…

Ege 2 buçuk yaşında her istediğini ve herşeyi işaretlerle bize anlatıyordu, kullandığı kelime sayısı en fazla 10’du, ama herşeyin yıldızların bile işareti vardı ve biz artık onun dediklerini anlamakta hiç zorlanmıyorduk, 32nci ayında tek kulağında sıvı birikmesi dolayısıyla tüp takıldıktan 2 ay sonra Ege bir anda sanki yıllardır konuşuyormuş gibi konuşmaya başladı. Ama hala sık düşmeler, oraya buraya çarpmalar devam ediyor, merdiven inip çıkmada sorun yaşıyordu, aslında Ege tam bir tehlike çemberi gibiydi, her an bir kaza olabilirdi, saliva kontrolünü hala tam yapamıyordu, biz kendi kendimize bir şey yok canım geçer bunlar derken, kontrole gittiğimiz pediatrist ve diş hekimi bu sıkıntılara birşey olmaz her çocukta değişir bunlar diyor, diş hekimi ağzında yemek tuttuğu için tükürük bezleri normalden fazla çalışıyordur diye kendince yorum yapıyor, ama niye yutmuyor o zaman diye kimse sormuyordu, kimse nedir ne değildire dair bir şey söylemiyor ya da söyleyemiyordu. Biz de (anneanne kendi kendine, ben kendi kendime) sürekli kendimizi suçluyor, bişeyleri yanlış yaptığımızı düşünüyorduk….Oysa ki suç ne Ege’deydi ne de bizde… Aslında ortada suç teşkil eden bir şey yoktu, sadece üzerine gidilmesi, biraz uğraşılması, biraz bilgi sahibi olunması ve Ege’ye ihtiyacı olduğu konularda yardımcı olunması gerekiyordu… Ama ne yazık ki güzel ülkemizde bu yardımı bulmak hiç ama hiç kolay değildi, ilk önce ne olduğunu anlamamız gerekiyordu…

Buradan sonra, hikayemiz yavaş yavaş şekil değiştirmeye ve netleşmeye başlayacak, umarım sıkılmamışsınızdır…

Sonuç olarak biz bir de her ihtimale karşı çocuk nörolojisi uzmanına gitmeye karar verdik, gittiğimiz her uzman, profesör seviyesindeydi, burada gittiğimiz nörologların, psikologların ve terapistlerin isimlerini kullanmak istemiyorum, nörolojik olarak Ege’nin hiç bir fiziksel probleminin bulunmadığı, Ege’de var olanın yapılan DENVER II testine göre de kaba motor gelişim geriliği olduğu ama bunun da çok ileri boyutta (yani korkulacak bir şey) olmadığıydı… Neyin buna sebep olduğuna dair hiç bir şey bulunamadı. Ama ortada bir sorun vardı, kaba motor olarak yaşıtlarından gerideydik ve çok basit görünse de günlük hayatta, okulda, sorunlara sebep oluyordu… Beni korkutansa bu sorunun ileride Ege’yi duygusal ve ruhsal olarak olumsuz etkilemesiydi… O zaman ne yapılacaktı, nöroloji, fizyoterapi önermişti, ama önerilen fizyoterapi merkezleri benim içime sinmemişti, Ege için değildi sanki hiç biri, bu arada anlayamadığım bu durumu araştırmaya, bulabildiğim her şeyi okuyup azıcık olsun bu sorunu nasıl çözebileceğimi bulmaya çalıştım… Ne yazık ki internette yaptığım Türkçe aramalarda hep aynı yazıları buluyordum ve bunlardan başka bir şeye ulaşamıyordum, buna dair paylaşılan hiç bir şey yoktu… Sanki bu sorunu Türkiye’de ilk ve tek biz yaşıyorduk… Kimse konudan bahsetmiyordu, hatta biri aracılığıyla bulduğum bir anne telefonda bana bundan sakın kimseye bahsetmememi, onların aile içinde bile bu olayı gizli tuttuklarını çünkü hiç bir özel okulun çocuğumu almayacağını bana öğütlediğini hatırlıyorum… Ne korkunç, değil mi, sanki ben ya da çocuğum utanılacak bir şey yapmışız gibi saklanmamız gerekiyordu… Neyse ki çocuğumu almayacak olan özel okullar umrumda bile değil di ve hatta eminim ki Ege de zaten oralara gitmek istemezdi. Neyse… sonra aramalarımı daha sonra İngilizce yapmaya başladım ve bir sürü organizasyonlara, kitaplara, forumlara ulaştım, baktım dünyada bir ilk ve tek bunları yaşayan biz değiliz binlerce aile binlerce çocuk var, çeşit çeşit, bu durumda ve herkes birbirine destek olup çözüm bulmak için çalışıyor… İşte o zaman oh be! dedim.

Hikayenin devamında, gelen önerilerle gittiğimiz duyu bütünleme terapisine bir çok sebeple son verip arayışlarıma devam ettim, çünkü eksik olan bir şeyler vardı ve biz çok değerli olan zamanı kaybediyorduk sanki. Bir kaç denemeden sonra, ki artık nerdeyse umudumu kaybetmiş ve herkese ön yargılı yaklaştığım bir noktadaydım, şu andaki terapistimize başladık, ve sonuç mutlu son… 3 ayda şimdiye kadar kat edemediğimiz bir başarı elde ettik… Bu sonuç, tabii ki ilk başta Ege’den, sonra terapistimizden ve bizden kaynaklanmakta…

Hikayenin özeti bu ama daha aşmamız gereken ilerlememiz gereken uzun bir yol var önümüzde, keşke çok daha erken başlasaydık demekten kendimi alamıyorum ne yazık ki, çok daha kısa sürede çok daha fazla ilerleme şansımız olacaktı eminim… Ama geriye değil, ileriye bakmak zorundayım biliyorum.

Şimdiye kadar yaşananların ve bundan sonrasının detaylarını zaman içinde bu sayfada okuyacaksınız… Edindiğim deneyimleri, kitap önerilerimi ve yorumlarımı, evde yaptığımız duyu bütünleme çalışmalarını, üye olduğum SPD forumlarında diğer anne ve babalardan duyduklarımı, hissettiklerimi, terapist seçerkenki deneyimlerimi ve aklıma gelmeyen daha bir sürü şeyi paylaşmak istiyorum sizinle… Umarım bir kişinin bile işine yarar, umarım bir kişi bile iyi ki okudum bunları der… İşte o zaman ne mutlu bana…

SEVGİLERİMLE

35 Responses to Bizim Hikayemiz

  1. Özlem dedi ki:

    Merhaba,
    Hikayenizi okurken, sanki yaşadıklarımı anlatıyormuşsunuz gibi hissettim. Tek fark benim, oğlum ile ilgili olarak çok uzun süredir hissettiğim şeylerin ne anlama geldiğini ancak kısa süre önce öğrenebilmiş olmam. Dünyada yalnız olmadığını, birilerinin daha önce aynı şeyleri yaşayarak çözüm yolunu keşfettiğini bilmek çok güzel bir duygu.

    Oğlum Ekim 2006 doğumlu. Çocukluğu süresince düz tabanlı olması ihtimalinden başlayarak bir çok şekilde yaşadıklarımızı anlamlandırmaya çalıştık. Ancak gittiğimiz pedegoglar, pediatristler ve ortopedislerden hiç birisi, yanlış giden şeyin ne olduğunu ve nasıl yardım alabileceğimizi söyleyemedi. Bir tesadüf üzerine duyu bütünlemesi kavramıyla karşılaştık.

    Yaklaşık 1 aydır bir uzmandan yardım alıyoruz. Ancak çok fazla bir bilgiye sahip olamadığım için, elim kolum bağlı oturuyormuşum gibi hissediyorum. Bu arada da sizin de bahsettiğiniz gibi hızla vakit kaybettiğimi düşünüyorum . Özellikle de oğlumun seneye 1. sınıfa başlayacağını düşündüğümde.

    2 hafta önce yine tesadüfen bir tanıdığımın oğlunun da aynı sıkıntıları daha önce yaşadığını öğrendim. Onlar bir fizyoterapistten yardım aldıklarını söylediler. Bunu öğrendiğim günden beri, yardım aldığımız kişinin fisyoterapist olmaması sebebiyle, acaba yanlış yolda mı ilerliyoruz sorusunu kendime sormaya başladım.

    İnternet sitenizi Pediatrik Terapi Merkezi’ne gittiğimizde yine tesadüfen öğrendik. Yardım aldığımız terapistimiz, evde çalışmamız için almamızı önerdiği malzemelerin tedariki amacıyla bizi bu merkezin internet sitesine yönlendirdi. MAlzemelerin neler olduğunu bizzat görmek için internette nalışveriş yerine eşimle birlikte merkeze gittiğimizde, yine tesadüfen Aymen Balıkçı ile görüşme fırsatı yakaladık. Kendisi şimdiye kadar alamadığımız kadar detaylı ve tatmin edici bilgiler verdi. Bu sırada sizin internet sitenizden de bahsetti. Sitenizdeki yazıları okurken, terapist seçerken dikkat edilmesi gereken hususlar ile ilgili bir yazı hazırladığınızdan bahsettiğinizi okudum. Benim şu anda acilen cevaplandırmam gereken konu, acaba oğlumun mevcut terapistiyle mi yolumuza devam etmeliyiz? Yoksa bir fizyoterapist ile mi çalışmalıyız? Şu an yardım aldığımız terapist Çocuk sağlığı uzmanı. Yaklaşık 3 yıl Almanya’da eğitim almış. Belirttiğim soruyu cevaplandırmaya çalışırken de, sitenizde son 3 aydır yardım aldığınız ve oğlunuzun önemli gelişme katetmesine yardımcı olan terapistin Aymen Bey olup olmadığı sorusu aklıma geldi.

    Terapist seçimi ile ilgili tavsiyelerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum.

    Siteyi oluşturmak için harcadığınız çabalar ve paylaştığınız bilgiler ile ilgili olarak ne kadar teşekkür etsem azdır.

    Özlem Coşgun

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Sevgili Özlem,
      Yaşadıklarını ve hissettiklerini çok iyi anlıyorum, çünkü aynı şeyleri bende hep hissettim…Cevapsız kalmış sorular karşısında hep yapayalnız hissettim kendimi, aslına bakarsan tabii ki şu anda ki uzmanınızdan aldığınız yardım konusunda yorum yapmak ve yanlış yönlerdikmek istemem çünkü öncelikli olarak ben bir uzman değilim 🙂 senin gibi bir anneyim :)) ama tabii ki yaşadıklarımı senin ile paylaşmaktan mutluluk duyarım, belki sende ne yönde nasıl ilerleyeceğine birazcık daha kolay karar verebilirsin.
      Bende sizin gibi duyu bütünlemesi kavramı ile tesadüfen karşılaştım, beni de buna yönlendiren kimse olmamıştı, bizim gittiğimiz nörologlardan biri oğlumun fizyoterapi alması gerektiğini ve yaşıtlarıyla arasında ki açığı kapatmasını söylemişti, ama ben fizyoterapistleri araştırırken çok ciddi nörolojik problemleri olan çocukların genellikle gittiğini ve oğlumun bunları yaparken hem sıkılacağını hemde gitmekte zorlanacağımızı düşünmüştüm. Dediğim gibi tesadüfen duyu bütünleme terapisine başladık birinden aldığımız öneri üzerine ama burda yanlış giden birşeyler vardı, çünkü terapiyi aldığımız kişi sanki bana yeteri kadar bilgi vermiyordu, eve ödevler vereceğim demişti, 1 ay sonra benim internette de okuduğum sıradan,genel, evde yapılabilecek öneriler bir liste halinde geldi ama bunlar ege ye özel hazırlanmış şeyler değildi, uzun bir listeydi ve tüm çocuklara sanki bu gönderiliyordu…ben duyu bütünleme uzmanı değilim bunları evde nasıl yaptıracağımı anlamadım, kendimizce bişeyler yapmaya çalışıyorduk ama işte ne kadar anladıysak o kadar yani tahmin edersin sende…bu arada gittiğimiz terapist o kadar yoğun ki nasıl giriyoruz terapiye nasıl çıkıyoruz belli değil, daha biz giyinip toparlanamadan, bırakın konuşup danışmayı daha çocuğun üstünü değiştiremeden bakmışız ki kapıya taksi çağırılmış…sanki bir an önce postalanmaya çalışıyormuşuz gibi..bu arda oğlum o sırada daha 3 buçuk yaşında, terapi sırasında oda da bişey görüyor onu yapmak istiyor ama sanki harp okuluna hazırlanır gibi hiçte çocuğun taleplerini dikkate almadan bir baskı, bir koşturma…neyse bunun gibi bir çok yönden rahatsızdım 2 aydan fazla devam ettik, Ege de en ufak bir değişiklik söz konusu değildi, aslında başta kafamda en az 6 altı ay denemek gibi bir fikir ile gitmiştim ama son seanslara Ege de isteksiz gitmeye başlayınca durumu değiştirmem gerektiğine karar verdim, bu sefer Metin Sabancı da fizyoterapi ye gitmeye başladık, onlarda aslında duyu bütünleme çalışmaları yapıyorlardı, farklı değildi ama bana ilk gittiğimizin çok çok daha altında ve verimsiz geldi ne yazık ki…belki çok daha ağır durumda ki çocuklar ile çalışınca belki de Ege ye nasıl davranacaklarını bilemediler bilmiyorum…birde üstüne aynı salona iki çocuğu alınca dedim ki yok burası da değil olmamız gereken yer…bu arada vicdan azabım, zaman kaybediyorum hissim hat safhalarda, çaresizlik dizboyu 🙂 işin içine girince bu terapi olayının nasıl bir sektör oluşturduğunu gittikçe anlamaya başladım.. bu arada araştırmalarımı yazdığım gibi biraz daha geliştirdim, biraz daha konu hakkında okuyup kendime güvenmeye başladım sanırım :)…İnternetten Aymen Bey’in sayfasını buldum, fizyoterapist olması ve bunun yanında duyu bütünleme konusunda ki tecrübeleri en azından gidip konuşabilirim dememe sebep oldu, ona artık terapistlere karşı duyduğum tüm önyargılar ile gittim, baya uzun oturup konuştum, neler istediğimi söyledim….dedim ki çocuğumun şu anda ki durumunu tespit edin, bana nedir ne değildir anlatın..ve bana bir süre verin…O da en az 6 ay dedi ama bu arada evde en az 1 saat çalışmanız lazım sadece buraya gelerek olmaz dedi…biz evde elimizden geleni yaptık, Aymen bey konusunda beni en çok mutlu eden şey, sadece Ege ye terapi yapmadığı, bizi neler yapabileceğimiz konusunda eğitmiş ve yönlerdirmiş olması…biz de (özellikle eşim) evde yapmamız gereken (malzeme anlamında) herşeyi yaptık…Aymen bey bize çok büyük paralar vermeden de oldukça kolay maliyetli şeylerle de evde birşeyler yapabileceğimizi anlattı…ben duyu bütünlemeye dair okuya bildiğim ne varsa okudum, bu arada Yaptıklarımızı video ya kaydediyorduk ve gerçekten Ege 3 ay sonra hiç yapamadığı bir şeyi yapabilmeyi başardı…Artık sanki dengesi önceye göre çok daha iyi biri dokununca düşmüyor yani 🙂 merdivenleri daha rahat çıkıyor, daha kendine güvenli davranıyor, ama tabii ki daha çalışmamız gerekiyor…Sevgili özlem inanıyorum ki sadece terapi ile olacak gibi değil, bizimde kendimizi yetiştirmemiz gerekiyor bu konu da…
      Şimdi size geliyorum, ne yazık ki benim sana mevcut terapistin ile devam et yada etme deme gibi bir şansım yok, buna karar vermesi gereken kişi sensin,yada yardım aldığınız uzman bunu demeli, mevcut terapistinden alman gerekenleri (sen ve çocuğun) alabiliyor musun? sanırım önce buna karar vermen lazım, son yazım sakar çocuğa nasıl yardım edilir kitabının çevirisini yaptım,anasayfada bulabilirsin, orada bir terapinin olması gereken özellikleri yazıyor,ben o yazıdan etkilenmiştim o yüzden çevirdim, okuma fırsatın oldu mu bilmiyorum ama belki işine yarar…Sana yaşadıklarımızı biraz daha detaylı anlatmaya çalıştım, bir kişinin bile işine yaramış olması benim için en büyük başarı…Eminim ki sende çocuğun için en doğru olanı bulacaksın, kendine güvenmen bunun için yeterli.
      Sevgilerimle

  2. fatma dedi ki:

    Yazınızı büyük bir zevkle okudum.Malesef,bu ve buna benziyen durumlarda,ailenin çabası olmasa yol kat etmek gerçekten zor…Size daha uzun anlatmak,sizi daha çok dinlemek dileğiyle…

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Fatma Hanım
      Öncelikle geç cevap verdiğim için kusura bakmayın, bir haftalık aile ziyaretine gitmiştik, yeni geldik.
      Yorumunuz için de çok Teşekkürler, böyle yorumlar beni çok motive ediyor,daha çok şey paylaşmalıyım dedirtiyor.
      Bence en önemli şey paylaşmak, deneyimleri, fikirleri, başarıları, hataları…Yalnız hissetmemek en önemli nokta, tabi ki herkesin kendine göre farklı sıkıntıları olabilir ama sonuçta hepimiz bir şeyler ile baş etmeye çalışıyoruz. Sizleri dinlemekten, sizlerin deneyimlerinizi tecrübelerinizi paylaşmaktan, çok ama çok mutlu olurum.
      Sevgiler

  3. HAnde dedi ki:

    Merhaba benimde 4 yaşında bir oğlum var,Bizdede aynı sorun var.Çağan 4 alıktan beri fizik tedavi görüyor,malesef hala desteksiz yürüyemiyoruz,Fakat yürüme sorunumuzun olmayacağını söylüyorlar bu sorunun duyusal problemleri aştıktan sonra kendiliğinden hallolacağını söylediler.Yaşadığımız yerde malesef duyu bütünleme terapileri yeni başladı o da sadece üniversitenin bünyesinde ve devletimiz sadece senede 30 saat hakkı tanıyor,şimdilik 2. bir 30 seansı almaya başladık ve 4 yaşına kadar anca bu terapiyle yeni tanışabildik.Tabiki bu hakkımız bitince ne olacak bilmiyorum.Sizin sitenizi yeni gördüm ve çok sevindim diyebilirim,açıkçası derdime çare bulmuş gibi çok mutlu oldum.Hayat hikayemiz,yaşadıklarımız o kadar benzerki,yazdıklarınızı severek okuyorum ve sanki sizi tanıyormuşum gibi bir hisse kapıldım.İnsan gerçekkten zaman zaman ümitsizliğe kapılıyor ama sizin gibi paylaşımcı anneler olunca banada umut oldunuz ve yanlız olmadığım hissettirdiniz Paylaşımlarınız bana ilaç gibi geldi desem yalan olmaz..Size gerçekten çok teşekkür ediyorum,yaşadıklarınızı paylaşmaya Egedeki bütün değişimleri bizede aktarmanızı bekliyorum.Allah hepimizin yardımcısı olsun.Sevgiyle kalın.

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Sevgili Hande,
      Öncelikle sıcak ve içten mesajın için çok teşekkür ederim. Böyle mesajlar bana bu siteyi hazırlarken tek amacım olan “bir annenin bile kendini yalnız hissetmemesini sağlayabilmek” olan çabamın boşa olmadığını hatırlatıyor ve çok ama çok mutlu ediyor.
      Çağan ve senin için geçte olsa bir çözüm yolu bulabilmenize çok sevindim. Ya hiç bulamasaydın? Ya Çağan 10 yaşındayken öğrenseydin bazı imkanlar olduğunu? O yüzden, bundan sonrası ileriye bakmakta…Terapistinizle iletişimi koparmadan bizim evde yaptığımız gibi sizinde ihtiyaçlarınıza göre evde çözümler bulabileceğinize eminim… Cevapta geciktiğim için üzgünüm, uzun bir yaz tatili sonrası geçirdiğim bazı sağlık sorunları yüzünden ne yazık ki siteyle bu aralar pek ilgilenemedim ama en kısa zamanda yeni yazılar hazırlayacağım….
      Eğer sizde Çağan’da ki gelişmeleri ilerlemeleri paylaşmak isterseniz, anlatacak hikayelerinizi paylaşmak isterseniz her zaman bu sayfalarda yeriniz hazır olacaktır…Bana bir e-mail ile göndermeniz yeterli….Paylaşmaya her zaman hazırım…
      Dilerim bize en kısa zamanda Çağan’ın yürüdüğü haberini iletirsin…
      Heyecan ile bekleyeceğim.
      Çağan ve Sana tüm sevgilerimle

  4. fatma dedi ki:

    Merhaba,uzun bir aradan sonra size tekrar yazıyorum.Son eklediğiniz yazılar ve resimler gerçekten çok güzel.Belki güzel olmasının en büyük nedeni bizlerle de paylaşıyor olmanız.Benim sekiz yaşında,belirli zamanlarda konuşma güçlüğü çeken bir oğlum var.Çabalarınız içimi ısıtıyor.Sürekli kendi durumumla ilgili bir şeyler okuyorum.Kas gelişimi,denge,konuşma,öğrenme bunlar tamamen iyi duymamızla ilgili.Sizden ”tomatis method” yazıp bu siteyi ziyaret etmenizi istiyorum.Bilmiyorum belki biraz daha yol kat etmemizi sağlar.Yorumlarınızı bekliyorum, sevgilerimle.

  5. serap dedi ki:

    yaklaşık 2 saattir elimde kalem defter not alarak sitenizi paylaşımlarınızı inceliyorum,sayfalar doldurdum,kızım için faydalı olabilecek oyun materyal terapi önerileri…o kadar ihtiyacım vardı ki bunlara.size sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum

  6. arzu dedi ki:

    merhaba,benim 5.bucuk yasinda bir oglum var ve tanisida frojil x sendromu,2sene olucak nerdeyse ozel egitim aliyoruz ama bu duyu butunlemeyi ilk defa sitenizden duydum bende oglumda faydali olabilecegine inandigim icin sizlerden biraz bilgi istiyorum bu konu hakkinda.benim oglum tek ayak ustunde duramiyor,ziplamasi yok.merdiven inerken korka korka iniyor,denge problemimiz var.simdi kaslarinin gelismesi icin sanat okulunun seramik bolume kayit olduk insallah faydasini gorucez,duyu butunlemesinde nasil bir egitim aliyorsunuz.simdiden tesekkur ederim.

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Sevgili Arzu,
      Öncelikle bu kadar geç cevap verdiğim için çok özür dilerim.
      Bildiğim kadarıyla Fragil x sendromu olan çocuklarda duyu bütüleme terapasiyle oldukça iyi aşamalar kaydediyorlar. Site de Duyu Bütünleme Terapisi mi? Başlıklı bir yazım var. O yazı da bu terapinin nasıl birşey olduğunu anlatmıştım, ayrıca bizim evde ve terapi merkezinde de yaptıklarımıza dair bilgiyi Terapilerimiz hakkında bölümünde bulabilirsin. Eğer fırsatınız olursa konuyla ilgili uzman bir fizyoterapiste danışmanız bence faydalı olacaktır.
      Sevgiler

  7. canan dedi ki:

    bende tesadüfen yazılarınıza rastladım başladım okumya ve hala okuyorum..inanın yanlız olmadığımı benden dha tecrübeli kişilerden bilgi alabileceğimi görmek cok mutlı etti gece gece.elleriene sağlık üşenmeden kader arkadaşların için yazdığın yazılara teşekkürler.inanki cok faydalı bişey yapmıssın.yazılarını okurken hikayeni sanki o yazıları ben sölemişim birileri yazmış buraya die düşündüm hep hiç sıkılmadım okuduğum sylerden cünkü tıpatıp içimdeki ses yazılra dökülmuş gibi adeta benimde ömerim suan 22 aylık ve cp hafif düzeydegelişimsel gerilik die bişeyler denildi( tam 11 aylıkken farkettin ben tabii doktorlar hiç ama hiç analamdılar norolojiye gidene kadar=ama adam gibi acıklma yapan adam gibi tedavi eden ve ederken evde yapabilmemiz için bizi eğiten bir yer bulamadım örenmişler 2-3 hreket hep aynı seyler…bendede aynı sekilde vicdan azabı ve üzüntü gecen zaman kaybettiğim zaman karsı….zaten sen hep analtmıssın burda bizim sesimiz olmussun:)okadar cok yazasım var ama nerden bşlasam nerden bitersem karıstırdım hep cok heyecanlandım da aslında …cok aradım bende kader arkadasları ama bugune nasippmiş..benimde tavsiye edeceğiniz noroloji,ortopedi,fizik drları? deneyimlerinizden faydalanmak isterim:)tekrar tkrar tesekkürler…kolay gelsin hepimize..

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Sevgili Canan,
      Yazdığın tüm güzel şeyler için çok teşekkür ederim. Eğer yazdıklarım seni biraz rahatlattı ise ne mutlu bana. Elimden geldiğince bildiklerimi, öğrendiklerimi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya devam edeceğim.
      İşin açıkçası ben şu doktor, bu doktor diye tavsiyelerde bulunup insanları yönlendirmek istemiyorum. Çünkü ne yazık ki bu şekilde kimseye de kefil olabilecek durumda değilim. Ben doğru insanlara ulaşmanın yolları olduğuna inanıyorum ve bunları yazıyorum. Umarım bana bu anlamda kızmazsın. Oldukça erken farketmiş olman çok büyük bir artı sen ve ömer için. Sevgilerimle

  8. erdem dedi ki:

    Merhaba ,
    bebeğimiz doğalı 4 gün oluyor hikayemiz sizinki gibi başladı, bebeğimiz halen yoğun bakımda. Devam eden süreci sizinle elbette paylaşırım, bu akşam bir araştırma yaparken sayfanızı buldum. Kretinizm i araştırmıştım, henüz dr uyla bu konuyu konuşmadım. Siz de bakabilir misiniz?

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Erdem Merhabalar,
      Bebekler yoğun bakımdayken, anne-babalarda ne yazık ki internet başında oluyor. Bu internet başa bela, hayatımızda çok büyük artıları olduğu gibi, her türlü bilgiye sınırsızca ulaşabilmek bir o kadar da tehlikeli. Senin nasıl bir gece geçirdiğini, o sayfadan bu sayfaya, ihtimallerden ihtimallere geçtiğine ve sabahı sabah ettiğine eminim. Cahillik mutluluktur diye bir laf var ya bu bence kesinlikle doğru. Tavsiyem doktoruyla konuşup kesin bir tanı konmadan ne olur ihtimaller olabilecekler üzerinden aslında hayatının en güzel olması gereken günlerini kaçırma. Bırak doktorlar bir teşhis koysunlar, bir tedavi önersinler ondan sonra ne yapabileceğine bak. Kretinizm’i araştırdım bu arada, sen neden bunu araştırma ihtiyacı duydun sadece istedikleri kan tahlili yüzünden mi? umarım öyle değildir. Ben hamileyken böyle bir şeyler araştırıp doktorumun yanına şu ihtimallerde varmış diye gittiğimde çok ciddi bir azar işitmiştim, bana bir hamilelikte yaşanabilecek en az 6000 tane risk var hepsini bilmek istiyorsan sende benim gibi 15 yılını bu işe vermen lazım dedi ve doğru söyledi.
      O yüzden doktorunuza güven, bırak teşhis koysunlar, ondan sonra içine sinmezse sen bu teşhisi başka doktorlar ile de kontrol edebilirsin.
      Neler olduğundan beni haberdar edersen sevinirim.
      Sevgiler

  9. erdem dedi ki:

    Merhaba,
    bebeğimiz cumartesi yoğun bakımdan çıktı, evhamı bir kenara bıraktım.
    Tavsiyelerinize de uymaya çalışacağım
    Şu an hala meme emmede tembelliği var, biberon daha kolaya geliyor, o da uyanıkken.
    Yoğun bakımdan çıkarırken sarılık derecesi (total biluribin) 11 di. İki gün sonra tekrar kontrol ettiler 12.77 olmuş. Düzenli bi şekilde beslenmesini sağlamaya çalışıyoruz. Düzen sağlamak çok zor. Çünkü uyanmıyor. Sarılıktan kaynaklandığını söylediler.
    Memeye alışsın istiyoruz fakat bu tembellikle memeden emmiyor biberonda da çok nazlı.
    Üstelik şimdi bir de pamukçuk çıktı dilinde…
    Herkes çocuğu uyusun ister, biz uyandırabilmek için onu resmen rahatsız ediyoruz, ayak gıdıklamak, kaşımak, yanakları pıtpıtlamak yetmiyor, bi ileriki aşama burna dokunmak kulakları sıkmak (yavaşça) hatta ayakları ısırmak :)) en zevklisi. ama kaan hala uyuyor. Bütün bunları sürekli yaparsak en son gerilme ve esneme ile karşılaşıp ümitleniyoruz ama paşa devam ediyor…
    annemlere hayret ediyoruz ikişer çocuk, iş güç. ya biz evde 4 kişi ama sonuç bunlar işte…
    Her bezini itinayla inceleyip yoğun bir şekilde kafa patlatıyoruz, renk analizlerinden vücut iç sıcaklığı, tanecik büyüklüğünden yediklerinin yarayıp yaramadığı. Yok arkadaşım at bezi çöpe giydir çocuğu uyut ama nerde?
    kundak yapıp koltuğun köşesine oturtucam sonunda eski usül takılcaz…
    Sözlerinde haklısın cahillik mutluluktur.
    Yarın tekrar kontrolümüz var.
    Reçetemden interneti çıkartıcam başta biz sağlıklı olmazsak çocuğa ne verebiliriz ki?
    Tamam pamukçuğu bu kadar araştırmak yetti.
    Bazıları karbonatla temizleyin diyor.
    Bazıları aman ha!
    anneler bizde karbonat kullanmış
    Yeni nesillere de aktaralım lezyonları zorlamadan ordan uzaklaştıralım…

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Erdem Çok sevimdim 🙂 Kaan Hoş gelmiş evine, sağlıkla, sıhhatle, mutlulukla büyüsün evinde…Yazdıklarınla bana, yeni bebeğin eve gelişinde ki, heyecanı, mutluluğu, sevinci, korkuları ve telaşı yeniden yaşattın teşekkürler :)) oğlumda aynıydı, bir türlü uyandıramazdık bizde emmesi için, aynı taktikler, kulağının arkası gıdıklanır, ayagının altı mıncıklanır tedirgince ama bir türlü gözünü açmazdı 🙂 şimdi adam oldu, anneeee açııımmm diye bağırıyor :)) memeyi emmede zorlanıyor olabilir ama bu sizin inancınızı kırmasın birkaç haftaya kadar öğrenecektir, ben Ege’ye bir ay uğraştım ama ondan sonra 11 ay emdi 🙂 hemde 3 ay sonra işe başlamış olmama rağmen. Söylediğin gibi biz sağlıklı olmazsak çocuklarımıza hiç bir şey veremeyiz. Ben bebeklerin aslında göründüklerinin aksine çok güçlü hatta bizden daha güçlü olduklarına inanıyorum. İlk aylar böyle telaş içinde geçecek, bu dediklerin neredeyse her evde yaşanıyor 🙂 ve siz 1 yıl sonra, bu günleri hatırlayıp amma telaş yapmışız diyeceksiniz eminim. Anne baba olarak uyanık olmalıyız evet bu çok doğru ama bunun anlamı paranoyak olmak değil, o bir şeyleri kaçırmayayım derken de, en güzel günleri kaçırıyoruz bazen…Sorun, sorgulayın ama uzmanlara danışın, tatmin etmediyse başka birine daha danışın, cevaplarınızı almak için uğraşın bu sizin hakkınız ama internetten kendi kendinize tanı koymaya çalışmak yerine doğru bilgiye ulaşmaya çalışın ve pozitif olmayı da unutmayın:) Haberdar ettiğin için teşekkürler…Kaan’a ve size sevgiler

  10. aysun dedi ki:

    Her anne kahraman bir savaşçıdır, çok yol almışsınız ve yolun başında olanlara çok iyi bir rehbersiniz,iyi ki varsınız…Dünya tatlısı Egeye kocaman sevgiler…Huzur ve mutluluk hep sizlerle olsun……

  11. kar tanesi dedi ki:

    Sizi tebrik ediyorum. Anne değilim fakat ileride anne olduğum zaman sizin gibi başarılı ve bilgili bir anne olmayı umud ediyorum.Ben Özel eğitim öğretmeniyim. Anne olmasam bile bir sürü çocuğum var ve de hepsi birbirinden özel çocuklar.Yazılarınızda da belirttiğiniz gibi ülkemizde bu alanda çok çok kısıtlı bilgiler var en uzmanların bilgisi bile nerdeyse ordan burdan duyma gibi basit ifadeler.bilimsel araştırmalar yapılmıyor ve ne yazık ki çok az kaynak var. Bu konuda kendimi nasıl geliştirmeliyim ne yapamalıyım diye düşündükçe kendimi yalnız hissetmeye başlıyorum. Her araştırmamda bir yere toslamam dirancimi kırıyor sanki ama bir şekilde öğrencilerime yararlı olmak için öğrendiğim bir kelime bile beni mutlu ediyor.Henüz üç aylık öğretmenim ,meslekte yeni olmam yaşımın küçük olması bu tarz etkenler çoğu şeyi bilmiyor olmama mazeret fakat öğrenmemem için engel değil.Bu konuda olayın merkezinde olan sizi takip edeceğim. bu konuda yardımlarınızı bekliyorum.Paylaşımlarınız için teşekkürler.Egeyi görmedim fakat çok sevdim.Şimdi hayalimde dünyalar tatlısı bir çocuk ve onun yaramazlıkları canlanıyor.Egeye kucak dolusu sevgiler…

  12. nesrinmy dedi ki:

    Merhabalar,
    Bizim oglumuz 1 yil once 4 ay kadar fuyu butunleme terapisi almisti ve bircok alanda ilerleme kaydettik ancak terapi merkezimizi degistirdikten sonra pek memnun kalmadik simdi tekrar arayis icerisindeyiz. Duyusal akedemi’yi dusunuyoruz ve sitenizde Ege’nin buraya baslayacagindan bahsetmussiniz ancak dobea gelismeler ile ilgili bilgi bulamadim. Acaba bu konuda sizinle konusma sansimiz olur mu?
    Simdiden tesekkurler
    Sevgiler

  13. nesrinmy dedi ki:

    Size duyusal akedemi tecrubeniz ile ilgili danismak isterim. Lutfen iletisime gecebilir miyiz. Ben de bir SPD oglu olan bir anneyim. Tesekkurler sevgiler

  14. dilek dedi ki:

    merhaba burada yazılan yazılar en son 1 yıl önce yazılmış şimdi çoçuklarınızı merak ediyorum .özellikle egeyi merak ediyorum çünkü benim oğlumda 3.5 yaşında ve bizde ayn hikayeye sahibiz .şu anda çok çaresizim kimse bize net birşey söylemiyor.zaman geçiyor 😦
    sizlerin neler yaptığınızı ne kadar zaman gerektiğini aşılabilecek bir sorun mu merak ediyorum lütfen bişey ilk okula başlayana kadar yaşıtlarından farkı olur mu?lütfen bişey yazın

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Merhaba Dilek hanım,
      Öncelikle geç cevap yazdığım için özür dilerim. Çaresizlik kısmında sizi çok iyi anlıyorum, bende aynı durumları yaşadım. Fakat umutsuz yaklaşmayın,
      Sorularınız gerçekten zor sorular, uzun zamandan beri yaptığım araştırmalarda dahil bende bir çoğuna net cevaplar bulamadım. Ama Ege’den bahsedeyim biraz, şu anda 6 yaşında oldu, biz de 3 buçuk yaşında başladığımız ve ara vermeden son 2 buçuk yıldır devam ettiğimiz duyusal bütünleme terapimizi bu ay sonlandırdık. Sonlandırma sebebimiz şartlara bağlı idi, ve evde çalışmalara ağırlık vermeye başladık…Tabii ki başladığımızdan bu yana oldukça gelişme oldu, ilk başladığımız noktanın çok ilerisindeyiz, sadece koşarken belki yaşıtlarından biraz daha yavaş ama onun dışında tüm alanlarda yaşıtlarıyla birlikte…Bunda yaptığımız çalışmaların yanında ister istemez çocuğun yaşının büyümesiyle kazandığı yeteneklerde söz konusu diye düşünüyorum…
      Biz ilk okul başlangıcını yeni yapacağız, geçen sene anasınıfına devam etmesi daha doğru gözüküyordu…En önemli nokta sanırım çocuğa mümkün olduğu kadar çok hareket etme imkanı sağlamak…yaşıtlarından çok daha fazla aktivite yapmasına olanak vermek, mümkünse fizyoterapistle çalışmak, değilse havuz, spor, park gibi aktivitelere çok çok daha fazla ağırlık vermek, evde buna yönelik çalışmalar yapmak iyi gelecektir diye düşünüyorum. Her çocuğa zaman ayırmak gerekiyor ama bu çocuklara biraz biraz daha fazla zaman ayırmak ne yazık ki zorunlu…
      Sihirli bir değnek olmadığını ama zamanla sorunların yavaş yavaş aşılacağını kabullenmek işlerin biraz daha kolay olmasını sağlıyor, olumlu olmanız dileğiyle…Sevgiler

  15. Beyza dedi ki:

    Merhaba. Öncelikle burada deneyimlerinizi paylaştığınız için çok teşekkürler. Ben bugün keşfettim bloğunuzu. Bebeğim 16 aylık ve hikayenizde buraya kadar yaşadıklarımız çok benzer. Yalnız ben bebeğimin 1 ay sonra yürüyebileceğini düşünmüyorum. Biz de bir Prof. a gittik oğlum 11.5 aylıkken. Emeklemiyor, tutunup kalkmıyor, sürünüp bir yere gitmeye çalışmıyordu (Hala öyle). Yalnız Dr. tamamen testlere yöneldi ve ilk seansta bizi fizyoterapiste yönlendirmedi. Ayrıca genel durum konusunda da bilgi vermedi bize. Çocuğun durumu tam bir muamma. Birkaç ay sonra gidişimizde konuştuk fizyoterapisti. Bizim ısrarımız üzerine. Biz bu arada oğlum 12 aylıkken sadece 10 günlüğüne bebek yüzmesine götürdük. Kendi eliyle birşeyleri alıp yemeye ve suluğunu tutup kendi içmeye başladı. Çocuk uyaran aldıkça gelişme gösteriyordu. Gittiğimiz fizyoterapist de sadece karın kaslarının gelişmesine yönelik hareketler gösterdi. Ben çok ikna olmadım.

    Kısacası sizin sitenizi bulunca ve duyu bütünleştirme konusuna biraz göz gezdirince doğru yolu bulduğumu hissettim. İlk işim tüm yazılarınızı okumak olacak. Daha söylenecek çok şey var belki ama siz bu yoldan geçtiğiniz için beni çok iyi anlamışsınızdır. Umarım Egenizle çıktığınız bu yolda beklediğinizin de ötesinde güzel olur herşey. Tüm aileler için aynısını diliyorum. Sevgiler.

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Merhaba sevgili Beyza , yolun çok başında ve çok şanslısınız erken kalkan yol alır, ne kadar erken başlarsanız ilerlemeniz o kadar hızlı oluyor. Peşini bırakmayın, tatmin olacağınız doktorlara gidin. Uyaranların etkisini fark etmiş olmanız çok önemli bol bol parklara gidin onun ağırlığına uygun olacak şekilde itip çekmesini sağlayın, karın egzersizleri önemli bırakmayın yürüyebilmek ve vücudu dik tutabilmek için karın kaslarının gelişmiş olması şart. Ege çok şükür iyi çoğu şeyi büyüdükçe aştık, dileğim tüm çocuklar mutlu ve sağlık büyüsün sevgiler 🙂

  16. aslı dedi ki:

    merhabalar,
    öncelikle içten paylaşımlarınız ve emekleriniz için çok teşekkürler. benim kızımda da ege’nin yaşadığı sıkıntılara benzer sorunlar vardı. psiko motor becerilende yaşıtlarına göre geri. (ince-kaba motor, denge ve koordinasyonu zayıf). bu durum onun konuşmasını da etkiliyor. son üç yıldır alanında uzman bir çok psikiyatrist ve norolog gördük. hiçbirinin tanısı beni tatmin etmedi. eksik bir şeyler vardı. sonunda gördüğümüz prof Nörölog kızımda Gelişimsel Koordinasyon Bozukluğu/Dispraksia olduğunu söyledi (Developmental Coordination Disorder/Dyspraxia). bu konuda epey okuma yaptıktan sonra sonunda evet işte bu demiştim. tam kızımı anlatıyor. hala çok fazla bilinmediğini düşünüyorum. belki birilerinin işine yarar diye yazmak istedim. bu konuda yazılmış bir makalenin linki ise aşağıdadır.
    http://www.altis.gen.tr/makale.aspx?Makale=dispraksia-motor-planlama-bozuklugu&MakaleId=28
    sevgiler

  17. aslı dedi ki:

    ayrıca yazmayı unutmuşum doktorumuz kızıma spor yapmasını özellikle jimnastik yapmasını önerdi. şu anda haftada üç kez jimnastiğe götürüyorum. epey bir zaman duyu bütünlemede aldık. jimnastiğin çok faydasını gördüğümüzü düşünüyorum. ayrıca yüzme, kumda yürüme ve beden eğitimi gibi spor ve aktivitelere de devam ediyoruz. herkese selamlar.

    • seda dedi ki:

      Merhaba aslı hnm..bahsettiginiz durumun aynisini yasiyoruz..7 ayliktan beri farkindayiz..su an 4 yasinda kizim ince kaba motor ve dil gelisimi alanlarinda oldukca gerideyiz..algilama ve zihinsel beceriler olmasi gerektigi gibi cok sukur..
      gecmiste fizyoterapi ozel egitim ve konusma terapisi gibi birkac deneyimimiz oldu ama pek fayda saglamadi..simdi bir cocuk psikologu ve yaninda calisan ergoterapi uzmani ile calismak istiyoruz insallah kizim da uyum saglar; isbirligi yapar ve faydasini gorur gelisme kaydederiz..
      yalniz olmadigini bilmek rahatlatiyor..Allah beterinden korusun elbette ki saglikli mutlu gunler yavrularimizin ve bizim olsun…

      • Yasemin dedi ki:

        Slm arkadaslar Benim oglum da 7 yasinda ama hala balans probleminde gucluk cekiyor ben isvecde kaliyorum burdaki doktorlarda niye böyle olduhunu bilmiyorlar ve ne yapacaklarini

  18. seda dedi ki:

    egeninannesiyim gaye hnm sanırım mail adresinizden yola çıkarak isminizle hitap etmek istedim ki yukarıdaki yorumum için sizin görüşlerinizi ve yorumunuzu almak da isterim…
    içimde bir taraf bırak yavrunu zorlama diyor, diğer taraf birşeyler yapmazsan ya ilerde pişman olursan diye veryansın ediyor…
    biz terapi ve seanslarda hep zorlama veya ikna etme yöntemiyle yönlendirilmeye calışıldık şimdiye kadar ve bu benim içime sinmiyor,uzun vadede geçmiş dönemde başarılı da olamadık zaten bu sebeple..şimdi yeni bir sayfa açtık uzman bir psikolog eşliğinde terapiye başladık bugun de ergoterapi görüşmemiz olacak hatta…psikologumuz genel olarak ılımlı ve ikna edici olmaya çalışıyor ancak yine de ille bu etkinliği bitireceksin zorlaması söz konusu..dıkkat dagınıklıgını asmak için bunu yapmak gerekliymis..
    ben de simdiye kadar genel olarak ılımlı anadolu pedagojısı ve montessorı yaklaşımını benimseyen bir anne oldum hatta montessorı egitimi veren bir anaokuluna gidiyor kızım,sanırım söz konusu destek ve terapi olunca bu yaklaşımın hükmü kalmıyor..
    çelişkiler ve düşünceler içindeyim,yorumunuzu merakla bekliyorum…

  19. ilknur dedi ki:

    Merhabalar,

    Sitenizi eşim bulmuş bana önerdi ve bende büyük bir heyecanla okuyorum paylaşımlarınızı.
    Bizim oğlumuz 5,5 yaşında ve 3 yaşından bu yana kreşe gidiyor.
    Yıl sonu karnelerinde özgüven, gelişim, vücut dili, uyum herşey harika ama evde daha çok kesme ve boyama yapmalısınız yazıyor.
    Bu ara dönem karnesi yine aynı. Eren’e boyayalım yada keselim dediğimizde ben bu konuda iyi değilim diyerek istemiyor ama kendisi sürekli insan resimleri çiziyor. Robotlar ve bizleri çizmekten çok hoşlanıyor. Açıkçası yazılarınızı okuyana kadar acaba demedim her çocuk aynı olmaz dedim.
    Edindiğiniz tecrübelerle bana ışık olursanız sevinirim, bu konunun üzerine gitmelimiyiz yoksa eren de boyamasın mı demeliyiz?

    Kocaman sevgiler

    • egeninannesiyim dedi ki:

      Sevgili İlknur merhabalar,
      Öncelikle gec donus yaptigim icin uzgunum. Gelelim soruna, kesme ve boyama calismalarinin amaci ince motor kaslarini gelistirmek ayni zamanda el goz koordinasyonunu saglamaktir diye biliyorum. Belki Eren henuz daha hazir degildir ve boyle bir zorlama onu olumsuz etkiliyordur. Onun yerine ayni faydayi alabileceginiz baska aktivitelere yonelebilirsiniz bence, mesela cimbizla birseyleri tutup almak, toplayip biryere koymak (bunun oyunlarida var) yada bir soda sisesi icine tek tek leblebi doldurma yarisi yapmak buna benzer ince motor aktoviteleri zaten resim yapmayi seviyormus bu da gayet guzel birsey, henuz yapamadigim birseyi bana da zorla yaptirmaya calissalar bende istemem dogal olarak…bence uzeine baska bir yoldan gidebilirsin (aktiviteleri sevdigi seylere cevir)hazir oldugunda zaten boyayacaktir bence. Daha yasi cokta buyuk degil. Diger herseyde yolundaysa sanirim ona zaman verebilirsin 🙂
      Sevgiler

  20. aslı dedi ki:

    Merhaba, 2,5 yaşındaki yegenime bugun PSD teşhisi kondu. Ama terapi ücretleri inanılmaz çok. Sizin sitenizi buldum ve öncelikle çok teşekkür ederiz. Gerçektenbir aydınlanma yaşadık sitenizi okuyunca ve sanırım rahatladık desem yanlış olmaz. Şuanda siz ne aşamadasınız ? Kaç seans gittiniz bu hayat boyu sürecek bir durum mu yoksa terapilerin bir sonu olacak mı ,? Yardımlarınızı rica ediyoruz. sizi ve Ege’yi öpüyoruz. sevgiler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s